Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786058564312
Boyut
13.50x20.00
Sayfa Sayısı
438
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
2
Basım Tarihi
2013-11
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Nal - Bir Akıl Hastanesinin Hatıra DefteriBir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri

Yazar: Cemal Dindar
Yayınevi : Telos Yayıncılık
30,00TL
Satışta değil
9786058564312
532646
Nal - Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri
Nal - Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri Bir Akıl Hastanesinin Hatıra Defteri
30.00

Michel Foucault duysaydı şu 'nal' meselesini belki bir cilt daha eklerdi, Deliliğin Tarihi'ne.

Üç ilacın; haloperidol, biperiden ve klorpromazinin ticari adlarının baş harfleri: NAL. Acile getirilen 'akıl hastaları'nın genelde ilk tanıştıkları ilaçlar bunlardı. Bir enjeksiyona belli dozlarda çekilir ve hastaya enjekte edilirdi. Bazı kliniklerde bu işlemin adı, iğrenç bir zekilikle, insan sevmezlikle bulunmuştu bile: Nallamak.

İlaç şirketlerince nemalanmadan önce kirli, şimdilerde pırıl pırıl servislerin boyaları kazınsa, bazı hocaların, bazı şeflerin dillerinden duvarlara yapışmış kelimeler sıvalarla dökülebilir hala: "Niye ajite bu hasta?.. Nallayın şunu!"

Kurum varsa, o kurumlarda kurumlananlar varsa duvarın, soğuğun, zincirin, pencereden sızan gün ışığının da belleği var. Birikir. Ortak bir hatıra defterine dönüşür işte! Okuyacağınız her metinde insanlık halinden kopmaya kopartılmaya, bu zulme bir direniş bazen gizli bazen açık… var. İnsan tükenmiyor, tükenmez kardeşim, diyor her biri.

"...O yıllarda meşhur olmuştu R.G.Ö'nün güzel şiiri… Çok iyi, çok dengeli bir derleme olan Nal anısına o güzel şiir nasıl başlıyordu hep beraber hatırlayalım: "Aşkımın şiddetinden koptu gönlün freni!../ Doktor beni sanıyor hâlâ şizofreni!.."

- Kanat Atkaya, Hürriyet

  • Açıklama
    • Michel Foucault duysaydı şu 'nal' meselesini belki bir cilt daha eklerdi, Deliliğin Tarihi'ne.

      Üç ilacın; haloperidol, biperiden ve klorpromazinin ticari adlarının baş harfleri: NAL. Acile getirilen 'akıl hastaları'nın genelde ilk tanıştıkları ilaçlar bunlardı. Bir enjeksiyona belli dozlarda çekilir ve hastaya enjekte edilirdi. Bazı kliniklerde bu işlemin adı, iğrenç bir zekilikle, insan sevmezlikle bulunmuştu bile: Nallamak.

      İlaç şirketlerince nemalanmadan önce kirli, şimdilerde pırıl pırıl servislerin boyaları kazınsa, bazı hocaların, bazı şeflerin dillerinden duvarlara yapışmış kelimeler sıvalarla dökülebilir hala: "Niye ajite bu hasta?.. Nallayın şunu!"

      Kurum varsa, o kurumlarda kurumlananlar varsa duvarın, soğuğun, zincirin, pencereden sızan gün ışığının da belleği var. Birikir. Ortak bir hatıra defterine dönüşür işte! Okuyacağınız her metinde insanlık halinden kopmaya kopartılmaya, bu zulme bir direniş bazen gizli bazen açık… var. İnsan tükenmiyor, tükenmez kardeşim, diyor her biri.

      "...O yıllarda meşhur olmuştu R.G.Ö'nün güzel şiiri… Çok iyi, çok dengeli bir derleme olan Nal anısına o güzel şiir nasıl başlıyordu hep beraber hatırlayalım: "Aşkımın şiddetinden koptu gönlün freni!../ Doktor beni sanıyor hâlâ şizofreni!.."

      - Kanat Atkaya, Hürriyet

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat