%34
Zaferin Gölgesinde Latife Hanım %10 indirimli S. Eriş Ülger
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786055218249
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
352
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2013-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Zaferin Gölgesinde Latife Hanım

Yayınevi : Paraf Yayınları
18,52TL
12,04TL
%34
Satışta değil
9786055218249
516084
Zaferin Gölgesinde Latife Hanım
Zaferin Gölgesinde Latife Hanım
12.04
Bir tarafın sabrı diğer tarafın tahammülsüzlüğüyle çarpışmış, bir tarafın hoş görüsü diğer tarafın hırçınlığıyla mücadele etmiş, bir tarafın mutlu etme ve mutlu olma çabası diğer tarafın hükmetme duygusu karşısında çaresiz kalmıştır. Bu kısa evlilik sırasında Gazi Mustafa Kemâl'in Lâtife Hanım'dan beklentisi, Türk kadınına örnek olmasıyla sınırlıydı. Gazi, geçmişte çok hırpalanmış, hak ve hukuku ayaklar altına alınmış olan Türk kadınına giyimi, hâl ve hareketi, bilgisi, kültürü ve eğitimi ile Lâtife Hanım'ın örnek olacağını sanmıştı. Mustafa Kemâl Paşa'nın bu evlilikten daha fazla bir beklentisi de yoktu. Oysa Lâtife Hanım'ın, Mustafa Kemâl Paşa'dan beklentisi hem çok farklı hem de sınırsızdı. İstekler ve beklentiler mutlaka ve mutlaka yerine getirilmesi gereken adeta birer emir haline dönüştüğü zaman, Gazi'nin karşı konulmaz iradesiyle karşılaşıyordu. İşte bu noktada da Lâtife Hanım'ın hiçbir zaman frenleyemediği taşkınlığı ve hırçınlığı ortaya çıkıyordu.Evlenmelerinden çok kısa bir zaman sonra anlamını kaybeden bu beraberlik, sabrın ve tahammülün tükendiği bir günde, 22 Temmuz 1925'te resmen noktalanıyordu. Bu zaman içinde yaşanan üzücü, kırıcı ve tamiri mümkün olmayan olaylar her iki tarafı da uzun yıllar etkisi altına almıştır. Neticede anne Zübeyde Hanım'ın, annelik içgüdüsüyle hissedip, görüp, kelimeleştirdiği ve "Bu kız, benim paşa oğluma uygun değildir." cümlesi, Salih (Bozok) Bey tarafından gerçeği yansıtmayan bir şekilde değiştirilip de "Bu kız benim paşa oğluma uygundur." şeklinde oğul Mustafa Kemâl Paşa'ya aktarılmasaydı, zaten bu evlilik gerçekleşmeyecek, bunca üzücü olayın hiçbirisi yaşanmayacaktı. Gazi'nin alışkanlıklarından ödün vermemiş olması, Lâtife Hanım'ın ise beklentilerinin ve bitmek bilmeyen isteklerinin yanı sıra hırçın ve kırıcı yapısı, bu evliliğin beraberliğe dönüşmesine, sabrın bittiği yerde de noktalanmasına neden olmuştur.
  • Açıklama
    • Bir tarafın sabrı diğer tarafın tahammülsüzlüğüyle çarpışmış, bir tarafın hoş görüsü diğer tarafın hırçınlığıyla mücadele etmiş, bir tarafın mutlu etme ve mutlu olma çabası diğer tarafın hükmetme duygusu karşısında çaresiz kalmıştır. Bu kısa evlilik sırasında Gazi Mustafa Kemâl'in Lâtife Hanım'dan beklentisi, Türk kadınına örnek olmasıyla sınırlıydı. Gazi, geçmişte çok hırpalanmış, hak ve hukuku ayaklar altına alınmış olan Türk kadınına giyimi, hâl ve hareketi, bilgisi, kültürü ve eğitimi ile Lâtife Hanım'ın örnek olacağını sanmıştı. Mustafa Kemâl Paşa'nın bu evlilikten daha fazla bir beklentisi de yoktu. Oysa Lâtife Hanım'ın, Mustafa Kemâl Paşa'dan beklentisi hem çok farklı hem de sınırsızdı. İstekler ve beklentiler mutlaka ve mutlaka yerine getirilmesi gereken adeta birer emir haline dönüştüğü zaman, Gazi'nin karşı konulmaz iradesiyle karşılaşıyordu. İşte bu noktada da Lâtife Hanım'ın hiçbir zaman frenleyemediği taşkınlığı ve hırçınlığı ortaya çıkıyordu.Evlenmelerinden çok kısa bir zaman sonra anlamını kaybeden bu beraberlik, sabrın ve tahammülün tükendiği bir günde, 22 Temmuz 1925'te resmen noktalanıyordu. Bu zaman içinde yaşanan üzücü, kırıcı ve tamiri mümkün olmayan olaylar her iki tarafı da uzun yıllar etkisi altına almıştır. Neticede anne Zübeyde Hanım'ın, annelik içgüdüsüyle hissedip, görüp, kelimeleştirdiği ve "Bu kız, benim paşa oğluma uygun değildir." cümlesi, Salih (Bozok) Bey tarafından gerçeği yansıtmayan bir şekilde değiştirilip de "Bu kız benim paşa oğluma uygundur." şeklinde oğul Mustafa Kemâl Paşa'ya aktarılmasaydı, zaten bu evlilik gerçekleşmeyecek, bunca üzücü olayın hiçbirisi yaşanmayacaktı. Gazi'nin alışkanlıklarından ödün vermemiş olması, Lâtife Hanım'ın ise beklentilerinin ve bitmek bilmeyen isteklerinin yanı sıra hırçın ve kırıcı yapısı, bu evliliğin beraberliğe dönüşmesine, sabrın bittiği yerde de noktalanmasına neden olmuştur.
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat