%30
Yüzleşme Erol Manisalı
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786051400747
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
87
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2019-11
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Yüzleşme

25,00TL
17,50TL
%30
Satışta değil
9786051400747
813439
Yüzleşme
Yüzleşme
17.50

Prof. Dr. Erol Manisalı, bu kitabıyla birçok soruyu kendine soruyor ve kendince yanıtlar arıyor, okuyanda film şeridi yaratacak biçimde:

Ben bu kitapta neyi anlatmaya çalıştım ya da çalışıyorum?

Kendi üzerimden Türkiye'yi mi, yoksa Türkiye üzerinden kendimi mi? Kendi yaşamımı göz önüne aldığımda her ikisi de iç içe geçmiş durumda. Kendimi anlatırken Türkiye'nin 1940'lardan, 50'lerden bugüne gelişindeki olaylar dizisi, dönüşümler, Atatürk döneminden farkları, benzerlikleri… Atatürk Cumhuriyeti'nden ve devrimlerden Batıcılığa, İslamcılığa, az gelişmişlik kısır döngüsüne dönüşümler, inişler, çıkışlar…

Toplumsal örgütlenmeden kopuşlar, Köy Enstitülerinden, İmam-Hatip okullarına dönüşümde iç ve dış faktörlerin etkileşimleri…

Türkiye'yi anlatmakla başladığımda da lise çağlarımdan başlayarak onun bir parçası oluşum, olayların içinde yaşayışım…

Öğrencilik yıllarımda TMGT, asistanlık… Hocalık yıllarımda toplumsal ve toplumcu siyasetin, kültürün hatta sanatın bir parçası oluşum…

Hocalık, yazarlık beni her katmanın içine sürüklemiş. Yetiştirdiğim 30 bine yakın öğrencim ile Türkiye'nin ve dünyanın her yerini, birinci elden gözlemleme, görme, konuşma, tartışma olanağını elde etmişim.

Japonya'dan ABD'ye, Londra'dan Atina'ya, Mısır'dan İran'a ulaşabilişim, görerek, konuşarak, tartışarak, konferanslara katılarak, onları yazarak, yayın organlarında ve televizyonlarında boy göstererek etkileşim içinde oluşum. Dolayısıyla:

Hem kendimi anlatırken Türkiye'yi ve dünyayı anlatmışım.
Hem de, onları anlatırken aslında, beraberinde kendimi de anlatmak durumunda olmuşum.
Kendi bakış açımı kullanarak, hatta kimi zaman duygularımı bile işin içine katarak ikisini birleştirmişim.

Kimi Avrupalı arkadaşlarım bana şunu söylemişlerdir: “Erol, biz seninle konuşurken sadece Erol'la değil, kendimizi Türkiye ile de konuşur gibi hissediyoruz.”

Başlangıçta yadırgadığım bu ifadelerini sonraları düşündüğümde, haklı olduklarına inanmışımdır.

  • Açıklama
    • Prof. Dr. Erol Manisalı, bu kitabıyla birçok soruyu kendine soruyor ve kendince yanıtlar arıyor, okuyanda film şeridi yaratacak biçimde:

      Ben bu kitapta neyi anlatmaya çalıştım ya da çalışıyorum?

      Kendi üzerimden Türkiye'yi mi, yoksa Türkiye üzerinden kendimi mi? Kendi yaşamımı göz önüne aldığımda her ikisi de iç içe geçmiş durumda. Kendimi anlatırken Türkiye'nin 1940'lardan, 50'lerden bugüne gelişindeki olaylar dizisi, dönüşümler, Atatürk döneminden farkları, benzerlikleri… Atatürk Cumhuriyeti'nden ve devrimlerden Batıcılığa, İslamcılığa, az gelişmişlik kısır döngüsüne dönüşümler, inişler, çıkışlar…

      Toplumsal örgütlenmeden kopuşlar, Köy Enstitülerinden, İmam-Hatip okullarına dönüşümde iç ve dış faktörlerin etkileşimleri…

      Türkiye'yi anlatmakla başladığımda da lise çağlarımdan başlayarak onun bir parçası oluşum, olayların içinde yaşayışım…

      Öğrencilik yıllarımda TMGT, asistanlık… Hocalık yıllarımda toplumsal ve toplumcu siyasetin, kültürün hatta sanatın bir parçası oluşum…

      Hocalık, yazarlık beni her katmanın içine sürüklemiş. Yetiştirdiğim 30 bine yakın öğrencim ile Türkiye'nin ve dünyanın her yerini, birinci elden gözlemleme, görme, konuşma, tartışma olanağını elde etmişim.

      Japonya'dan ABD'ye, Londra'dan Atina'ya, Mısır'dan İran'a ulaşabilişim, görerek, konuşarak, tartışarak, konferanslara katılarak, onları yazarak, yayın organlarında ve televizyonlarında boy göstererek etkileşim içinde oluşum. Dolayısıyla:

      Hem kendimi anlatırken Türkiye'yi ve dünyayı anlatmışım.
      Hem de, onları anlatırken aslında, beraberinde kendimi de anlatmak durumunda olmuşum.
      Kendi bakış açımı kullanarak, hatta kimi zaman duygularımı bile işin içine katarak ikisini birleştirmişim.

      Kimi Avrupalı arkadaşlarım bana şunu söylemişlerdir: “Erol, biz seninle konuşurken sadece Erol'la değil, kendimizi Türkiye ile de konuşur gibi hissediyoruz.”

      Başlangıçta yadırgadığım bu ifadelerini sonraları düşündüğümde, haklı olduklarına inanmışımdır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat