%35
Umut Evi Galip Uyar
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786257083416
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
402
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2020-07
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Umut Evi

Yazar: Galip Uyar
Yayınevi : Herdem Kitap
49,00TL
31,85TL
%35
Satışta değil
9786257083416
839086
Umut Evi
Umut Evi
31.85

Kesinlikle bir dip akıntısına ihtiyacı vardı. Sert esen bir poyraz, deniz dibindeki kuyudan onu çıkartıp meltem esen kıyılara vurdurmalıydı. Yoktu işte, ne bir dip akıntı, ne de sert esen bir poyraz. Deniz soğuğunda yaşamaya devam edecekti. En azından şimdilik…
Zühal, o gün çok heyecanlıydı. Sabah erkenden kalkmış, yapacağı konuşmayı defalarca gözden geçirmiş, sayısını hatırlamadığı kadar prova yapmıştı konuşma metni üzerinde. Yılların avukatıydı; sayısı binlerle ifade edilebilecek duruşmalara katılmış, savunmalar yapmış; panellerde, seminerlerde, toplantılarda konuşmuş, fakat hiçbirisi için bu kadar prova yapmamıştı.
Umut Evi açılıyordu o gün. Zühal'in yıllar önce hamisi Naciye Hanım'a verdiği sözün gerçekleştiği gündü bugün. Sabah yeniden anımsamıştı o sözü. “İyi bir hukukçu ol ki, hukukun insanlara ulaşmasını kolaylaştır! Adalet terazisinin doğru çalışmasına katkı ver! Bu ülkenin hak arayamayan kadınlarının elinden sen tut!” Kelimesi kelimesine bunları söylemişti Naciye Hanım.
Başka başka, birbirinden uzak hayatların kesiştiği noktada hep o vardı: Umut. Yıllarca umudun arkasından koşan Zühal, umut olmayı yıllar içinde öğrendi. Öğrenci, temizlikçi, profesyonel hasta bakıcılığı, yeniden öğrencilik, avukatlık, annelik ve yeniden hasta bakıcılık ama bu kez gönüllü… Bütün bunlar yaşama dairdi ve yaşamın ondan aldıklarının eksikliğini tek bir şey tamamlayabilirdi; Umut Evi…

  • Açıklama
    • Kesinlikle bir dip akıntısına ihtiyacı vardı. Sert esen bir poyraz, deniz dibindeki kuyudan onu çıkartıp meltem esen kıyılara vurdurmalıydı. Yoktu işte, ne bir dip akıntı, ne de sert esen bir poyraz. Deniz soğuğunda yaşamaya devam edecekti. En azından şimdilik…
      Zühal, o gün çok heyecanlıydı. Sabah erkenden kalkmış, yapacağı konuşmayı defalarca gözden geçirmiş, sayısını hatırlamadığı kadar prova yapmıştı konuşma metni üzerinde. Yılların avukatıydı; sayısı binlerle ifade edilebilecek duruşmalara katılmış, savunmalar yapmış; panellerde, seminerlerde, toplantılarda konuşmuş, fakat hiçbirisi için bu kadar prova yapmamıştı.
      Umut Evi açılıyordu o gün. Zühal'in yıllar önce hamisi Naciye Hanım'a verdiği sözün gerçekleştiği gündü bugün. Sabah yeniden anımsamıştı o sözü. “İyi bir hukukçu ol ki, hukukun insanlara ulaşmasını kolaylaştır! Adalet terazisinin doğru çalışmasına katkı ver! Bu ülkenin hak arayamayan kadınlarının elinden sen tut!” Kelimesi kelimesine bunları söylemişti Naciye Hanım.
      Başka başka, birbirinden uzak hayatların kesiştiği noktada hep o vardı: Umut. Yıllarca umudun arkasından koşan Zühal, umut olmayı yıllar içinde öğrendi. Öğrenci, temizlikçi, profesyonel hasta bakıcılığı, yeniden öğrencilik, avukatlık, annelik ve yeniden hasta bakıcılık ama bu kez gönüllü… Bütün bunlar yaşama dairdi ve yaşamın ondan aldıklarının eksikliğini tek bir şey tamamlayabilirdi; Umut Evi…

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat