%34
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789758426140
Boyut
13.50x20.00
Sayfa Sayısı
336
Basım Yeri
İstanbul
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Umudun Serüveni

Yazar: Hacay Yılmaz
Yayınevi : Ceylan Yayınları
13,89TL
9,03TL
%34
Satışta değil
9789758426140
389613
Umudun Serüveni
Umudun Serüveni
9.03

Günler birbirini kovaladı. Benzer günler çabuk geçip, üç hafta tamamlandı. Öğrencilikten işçiliğe geçtiler. Krem renginde bir pantolon bir çeket verildi her birine. Zilan eğitimde, iplik bağlamasını öğrenmişti. Vater bölümüne geçti. On dokuz-kırk beş arası her yaştan, kimi yüksekokul, kimi lise, kimi ilkokul tahsili kadın-erkek iki bin insan yirmi dört saat makina başındaydılar. Makinalar çalışyor, masuralar, bobinler doluyor, onlar boşaltıyor; oradan oraya taşıyorlardı masuraları, makaraları, bobinleri, iplik çilelerini. Makina hızındaydılar. Makinalar arkadan koşturuyordu onları. Makinalar, konuşmuyor, duymuyor, anlamıyor, ağlayıp gülmüyordu. Biteviye bir ses çıkarıyordu sadece. Onların ise duyguları, sevdaları, umutları vardı. İnandılar, özlemleri, tutkuları sırlarında saklıydı. Farklı farklıydılar ama aynı makinanın başındaydılar. Sevdalarını, umutlarını işliyorlardı uzayıp giden milyonlarca ipliğe. Gece gündüz, yaz kış, hayallerini alıp götürürdü makinanın tekdüze sesi. Ayrı ayrı yerden gelmişlerdi. Dilleri, gelenekleri milliyetleriyle ayrıydı. Yaşları, boyları, göz renkleri, derileri farklıydı. Çirkin ve güzel, evli ve bekardılar. Aynı elbiseler içinde, makina başında hızla kaynamışlardı. Zilan'da karıştı aralarına. İşi öğrendi. Kopan iplikleri neredeyse gözleri kapalı bağlayacak dereceye geldi kısa zamanda...

  • Açıklama
    • Günler birbirini kovaladı. Benzer günler çabuk geçip, üç hafta tamamlandı. Öğrencilikten işçiliğe geçtiler. Krem renginde bir pantolon bir çeket verildi her birine. Zilan eğitimde, iplik bağlamasını öğrenmişti. Vater bölümüne geçti. On dokuz-kırk beş arası her yaştan, kimi yüksekokul, kimi lise, kimi ilkokul tahsili kadın-erkek iki bin insan yirmi dört saat makina başındaydılar. Makinalar çalışyor, masuralar, bobinler doluyor, onlar boşaltıyor; oradan oraya taşıyorlardı masuraları, makaraları, bobinleri, iplik çilelerini. Makina hızındaydılar. Makinalar arkadan koşturuyordu onları. Makinalar, konuşmuyor, duymuyor, anlamıyor, ağlayıp gülmüyordu. Biteviye bir ses çıkarıyordu sadece. Onların ise duyguları, sevdaları, umutları vardı. İnandılar, özlemleri, tutkuları sırlarında saklıydı. Farklı farklıydılar ama aynı makinanın başındaydılar. Sevdalarını, umutlarını işliyorlardı uzayıp giden milyonlarca ipliğe. Gece gündüz, yaz kış, hayallerini alıp götürürdü makinanın tekdüze sesi. Ayrı ayrı yerden gelmişlerdi. Dilleri, gelenekleri milliyetleriyle ayrıydı. Yaşları, boyları, göz renkleri, derileri farklıydı. Çirkin ve güzel, evli ve bekardılar. Aynı elbiseler içinde, makina başında hızla kaynamışlardı. Zilan'da karıştı aralarına. İşi öğrendi. Kopan iplikleri neredeyse gözleri kapalı bağlayacak dereceye geldi kısa zamanda...

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat