%20
Türk Hukukunda Tapuya Güven Yoluyla Ayni Hak Kazanımı Abdulkerim Yıldı
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786051468587
Boyut
16.00x24.00
Sayfa Sayısı
379
Basım Yeri
Ankara
Baskı
1
Basım Tarihi
2016-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
1. Hamur
Dili
Türkçe

Türk Hukukunda Tapuya Güven Yoluyla Ayni Hak Kazanımı(TMK m 1023)

63,00TL
50,40TL
%20
Satışta değil
9786051468587
712541
Türk Hukukunda Tapuya Güven Yoluyla Ayni Hak Kazanımı
Türk Hukukunda Tapuya Güven Yoluyla Ayni Hak Kazanımı (TMK m 1023)
50.40

Tapu sicilinin temel fonksiyonu, taşınmazlar üzerindeki gerçek hukukî durumu tam ve doğru bir şekilde aksettirerek hak ve işlem güvenliğini sağlamaktır. Bu fonksiyonun yerine getirilmesi amacıyla kanun koyucu bazı hukukî tedbirler almıştır. Alınan bütün tedbirlere rağmen tapu sicili, taşınmaz üzerindeki aynî hak durumunu olduğu gibi yansıtmayabilir. Bu durum, hak sahibi olmayan bir kimseden iyiniyetle aynî hak kazananın, gerçek hak sahibi karşısında korunup korunmayacağı sorununu beraberinde getirmektedir. Zira burada, gerçek hak sahibinin hak güvenliği ve üçüncü kişinin işlem güvenliği menfaatlerinin çatışması söz konusu olmaktadır. Bu noktada iki menfaatten birine üstünlük tanınması, diğerinin feda edilmesi anlamına geleceğinden, sorunun çözümü, çok hassas davranılmasını gerektirmektedir. Konu, maddî ve duruma göre manevî bir değer arzeden taşınmaza ilişkin olduğundan, sorunun çözümü daha da önem kazanmaktadır. Kanun koyucu, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımını korumuştur (TMK m. 1023). Bu düzenlemenin kabulünde, özellikle, tapu sicilinin aleniyeti ve işlem güvenliği önemli bir rol oynamıştır.

Doçentlik tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, tapu sicili sistemi içerisinde TMK m. 1023'ün sevk edilişini haklı kılan sebepler, hükmün uygulanma şartları, hak kazanımının sonuçları ve etkileri, konuyla ilgili Yargıtay kararları da dikkate alınarak detaylı bir incelemeye tabi tutulmuştur. Tapuya güven yoluyla aynî hak kazanımının somut olaylardan bağımsız, sadece teorik açıdan ele alınması kanaatimizce isabetli değildir. Bu sebeple, eserde, konuların teorik açıdan değerlendirilmesi ile yetinilmemiş, bunların uygulamadaki muhtemel yansımaları da incelenmiştir. Öte yandan, bilinen örneklerin tekrar edilmesi yerine, TMK m. 1023'ün uygulama alanına girebilecek farklı olay örnekleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır.

  • Açıklama
    • Tapu sicilinin temel fonksiyonu, taşınmazlar üzerindeki gerçek hukukî durumu tam ve doğru bir şekilde aksettirerek hak ve işlem güvenliğini sağlamaktır. Bu fonksiyonun yerine getirilmesi amacıyla kanun koyucu bazı hukukî tedbirler almıştır. Alınan bütün tedbirlere rağmen tapu sicili, taşınmaz üzerindeki aynî hak durumunu olduğu gibi yansıtmayabilir. Bu durum, hak sahibi olmayan bir kimseden iyiniyetle aynî hak kazananın, gerçek hak sahibi karşısında korunup korunmayacağı sorununu beraberinde getirmektedir. Zira burada, gerçek hak sahibinin hak güvenliği ve üçüncü kişinin işlem güvenliği menfaatlerinin çatışması söz konusu olmaktadır. Bu noktada iki menfaatten birine üstünlük tanınması, diğerinin feda edilmesi anlamına geleceğinden, sorunun çözümü, çok hassas davranılmasını gerektirmektedir. Konu, maddî ve duruma göre manevî bir değer arzeden taşınmaza ilişkin olduğundan, sorunun çözümü daha da önem kazanmaktadır. Kanun koyucu, tapu kütüğündeki tescile iyiniyetle dayanarak mülkiyet veya başka bir ayni hak kazanan üçüncü kişinin bu kazanımını korumuştur (TMK m. 1023). Bu düzenlemenin kabulünde, özellikle, tapu sicilinin aleniyeti ve işlem güvenliği önemli bir rol oynamıştır.

      Doçentlik tezi olarak hazırlanan bu çalışmada, tapu sicili sistemi içerisinde TMK m. 1023'ün sevk edilişini haklı kılan sebepler, hükmün uygulanma şartları, hak kazanımının sonuçları ve etkileri, konuyla ilgili Yargıtay kararları da dikkate alınarak detaylı bir incelemeye tabi tutulmuştur. Tapuya güven yoluyla aynî hak kazanımının somut olaylardan bağımsız, sadece teorik açıdan ele alınması kanaatimizce isabetli değildir. Bu sebeple, eserde, konuların teorik açıdan değerlendirilmesi ile yetinilmemiş, bunların uygulamadaki muhtemel yansımaları da incelenmiştir. Öte yandan, bilinen örneklerin tekrar edilmesi yerine, TMK m. 1023'ün uygulama alanına girebilecek farklı olay örnekleri üzerinden değerlendirmeler yapılmıştır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat