%35
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786055262617
Boyut
16.00x23.50
Sayfa Sayısı
175
Basım Yeri
Konya
Baskı
1
Basım Tarihi
2014-09
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
Kuşe
Dili
Türkçe

Tarihi Süreçte Beyşehir Gölü ve Adalarında Hayat

40,00TL
26,00TL
%35
Satışta değil
9786055262617
559189
Tarihi Süreçte Beyşehir Gölü ve Adalarında Hayat
Tarihi Süreçte Beyşehir Gölü ve Adalarında Hayat
26.00

"Beyşehir Gölü'ndeki adaların tarihteki yeri hiç de önemsiz değil ve bu adalar şimdiye kadar hiçbir gezgin yapmamış olsa da, daha yakından araştırılmayı hak ediyorlar."

- Friedrich Sarre

Türkiye'nin stratejik öneme sahip en büyük tatlı su kaynağı olan Beyşehir Gölü, gerek doğal güzelliği ile gerekse önemli yolların kesiştiği bir kavşakta bulunması bakımından hemen her dönem için bir cazibe merkezi olmuştur. Bu nedenle göl, eskiçağlardan günümüze kadar yöre insanının sosyal ve ekonomik hayatına, inançlarına, örf, adet, gelenek-göreneklerine ve kültürel faaliyetlerine kadar pek çok alanda etkisini göstermiştir. Aynı zamanda efsanelere ve hikayelere konu olan Beyşehir Gölü, zaman zaman yaşanan kuraklık, sel baskınları ve bataklıklardan kaynaklanan hastalıklar nedeniyle yöre insanının hayatını da zorlaştırmıştır.

Göl çevresinde bulunan yerleşimlerin yanında Beyşehir Gölü'ndeki adalarda da Roma döneminden günümüze kadar çeşitli yerleşimler kurulmuştur. Adalardaki yerleşimler ise gölden doğrudan etkilenmekte, burada yaşayan insanların hayatları gölün sunduğu imkanlar ve şartlar çerçevesinde şekillenmektedir. Çalışmada Beyşehir Gölü Adalarında Roma-Bizans ve Selçuklu-Osmanlı dönemlerindeki yerleşimler konu edinilmiş, bu çerçevede XIX. yüzyılın sonlarında Mada Adası'na yerleştirilen Rus Kazakları ile Beyşehir'e yerleştirilen Çeçenlerin göl ile ilişkileri arşiv belgeleri ve kaynak kişilerin anlatımları ışığında ele alınmıştır. Ayrıca çalışmada Beyşehir Gölü çevresinde ve adalarda yaşayan insanların balıkçılık, kayıkçılık, hasırcılık, hayvancılık ve adadaki tarımsal faaliyetlerine yer verilmiştir.

  • Açıklama
    • "Beyşehir Gölü'ndeki adaların tarihteki yeri hiç de önemsiz değil ve bu adalar şimdiye kadar hiçbir gezgin yapmamış olsa da, daha yakından araştırılmayı hak ediyorlar."

      - Friedrich Sarre

      Türkiye'nin stratejik öneme sahip en büyük tatlı su kaynağı olan Beyşehir Gölü, gerek doğal güzelliği ile gerekse önemli yolların kesiştiği bir kavşakta bulunması bakımından hemen her dönem için bir cazibe merkezi olmuştur. Bu nedenle göl, eskiçağlardan günümüze kadar yöre insanının sosyal ve ekonomik hayatına, inançlarına, örf, adet, gelenek-göreneklerine ve kültürel faaliyetlerine kadar pek çok alanda etkisini göstermiştir. Aynı zamanda efsanelere ve hikayelere konu olan Beyşehir Gölü, zaman zaman yaşanan kuraklık, sel baskınları ve bataklıklardan kaynaklanan hastalıklar nedeniyle yöre insanının hayatını da zorlaştırmıştır.

      Göl çevresinde bulunan yerleşimlerin yanında Beyşehir Gölü'ndeki adalarda da Roma döneminden günümüze kadar çeşitli yerleşimler kurulmuştur. Adalardaki yerleşimler ise gölden doğrudan etkilenmekte, burada yaşayan insanların hayatları gölün sunduğu imkanlar ve şartlar çerçevesinde şekillenmektedir. Çalışmada Beyşehir Gölü Adalarında Roma-Bizans ve Selçuklu-Osmanlı dönemlerindeki yerleşimler konu edinilmiş, bu çerçevede XIX. yüzyılın sonlarında Mada Adası'na yerleştirilen Rus Kazakları ile Beyşehir'e yerleştirilen Çeçenlerin göl ile ilişkileri arşiv belgeleri ve kaynak kişilerin anlatımları ışığında ele alınmıştır. Ayrıca çalışmada Beyşehir Gölü çevresinde ve adalarda yaşayan insanların balıkçılık, kayıkçılık, hasırcılık, hayvancılık ve adadaki tarımsal faaliyetlerine yer verilmiştir.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat