%25
Sus Adası Ersin Karaca
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786052152898
Boyut
19.50x21.00
Sayfa Sayısı
92
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2018-11
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Sus Adası

Yazar: Ersin Karaca
Yayınevi : Bengisu Yayınları
30,00TL
22,50TL
%25
Satışta değil
9786052152898
786657
Sus Adası
Sus Adası
22.50

Sus Adası, Ersin Karaca'nın 32 yıllık şiir serüveninden 42 şiirlik bir seçki. Bundan önceki şiir kitabı Berneva 2011 yılında yayımlanmıştı.

Sus Adası'nın önsözünden;

Bence kulağını kapatıp meydana çıkıpta bir müziğe kendisini kaptırmış
aynı zaman da paçasının yandığını farketmeyen adamın kolundan tutup
''Dur yanıyorsun!''
diyen adamdır şair. Tıpkı Mehmet Akif Ersoy gibi. Bir de bu halde kendi
içlerinin yandığından, yakandan bahsedenler var tabii; Mevlana, Niyazi
Mısri, Yunus Emre gibi.
Büyük şairler Nuri Pakdil hocanın da değindiği üzere ''insana karşı insanı
savuna gelmişler daima. Bazen insanı karşısında ki insana bazen insanı
kendi içinde ki insana.
Bu minvalde Andre Gide'nin dediği gibi ''Söylenecek her şey aslında
söylendi. Ama kimse dinlemediğinden hep baştan başlamak gerekiyor.''
Bizim kalem oynatmamız ise o büyüklerin yanında okyanusta damla mesabesinde
belki de.
Hele ben şairim falan diyemem haşa,
sonra, Ayhan Bozkurt'un Fazıl Hüsnü Dağlarca'dan 'Şairim' deme cüretinden
dolayı yediği sopadan beter eder beni Şakir ağabey maazallah!

  • Açıklama
    • Sus Adası, Ersin Karaca'nın 32 yıllık şiir serüveninden 42 şiirlik bir seçki. Bundan önceki şiir kitabı Berneva 2011 yılında yayımlanmıştı.

      Sus Adası'nın önsözünden;

      Bence kulağını kapatıp meydana çıkıpta bir müziğe kendisini kaptırmış
      aynı zaman da paçasının yandığını farketmeyen adamın kolundan tutup
      ''Dur yanıyorsun!''
      diyen adamdır şair. Tıpkı Mehmet Akif Ersoy gibi. Bir de bu halde kendi
      içlerinin yandığından, yakandan bahsedenler var tabii; Mevlana, Niyazi
      Mısri, Yunus Emre gibi.
      Büyük şairler Nuri Pakdil hocanın da değindiği üzere ''insana karşı insanı
      savuna gelmişler daima. Bazen insanı karşısında ki insana bazen insanı
      kendi içinde ki insana.
      Bu minvalde Andre Gide'nin dediği gibi ''Söylenecek her şey aslında
      söylendi. Ama kimse dinlemediğinden hep baştan başlamak gerekiyor.''
      Bizim kalem oynatmamız ise o büyüklerin yanında okyanusta damla mesabesinde
      belki de.
      Hele ben şairim falan diyemem haşa,
      sonra, Ayhan Bozkurt'un Fazıl Hüsnü Dağlarca'dan 'Şairim' deme cüretinden
      dolayı yediği sopadan beter eder beni Şakir ağabey maazallah!

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat