%35
Sürgün Kuşlar Şükran Fişekçi
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786057883858
Boyut
13.00x19.50
Sayfa Sayısı
189
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2019-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Sürgün Kuşlar

57,00TL
37,05TL
%35
Satışta değil
9786057883858
784320
Sürgün Kuşlar
Sürgün Kuşlar
37.05

Sobanın üzerinde içinde sıcak su bulunan bir güğüm var. Komşular vermişti. Kovada suyu ılıtıp yıkadım Yağız'ı. Küçük bir çocuk gibi itiraz etmeden yıkandı. Çok zayıflamıştı. Omur kemikleri tek tek sayılabiliyordu ve tüm vücudu çektiği işkencelerin izini taşıyordu. Kürek kemikleri olduğu gibi dışarıdaydı. Ağlamamak için zorluyordum kendimi. İnsanlar nasıl yapıyorlardı bunları? Tıpkı kendisine benzeyen, kendisi gibi bakan, gülen, ağlayan bir canlıyı nasıl incitebiliyorlardı böylesine. Oysa hepimiz annemizin rahminde dokuz ay o tatlı sıvının içinde minicik bir fetüsten minicik bir bebeğe dönüşürken aynı yolculuğu tamamlamadık mı? Süt dolu memeleri oburca emmedik mi? Masum birer bebekken nasıl oldu da acımasız canavarlara dönüştük. Anlayamıyorum. Bilemiyorum. Cevaplarını bilemediğim bu soruların karşısında boynum bükülüyor…

Olmadık. Olamadık. Yarım yamalak kaldık. Bu yüzden belki de hâlâ aşkı, sevgiyi özlenenleri, öldüren çöl sıcağında bir damla su gibi arayışımız.

Ve bitmeyen sevdalarımız… Denizlere… Yağızlara… Sürgün kuşlara…

  • Açıklama
    • Sobanın üzerinde içinde sıcak su bulunan bir güğüm var. Komşular vermişti. Kovada suyu ılıtıp yıkadım Yağız'ı. Küçük bir çocuk gibi itiraz etmeden yıkandı. Çok zayıflamıştı. Omur kemikleri tek tek sayılabiliyordu ve tüm vücudu çektiği işkencelerin izini taşıyordu. Kürek kemikleri olduğu gibi dışarıdaydı. Ağlamamak için zorluyordum kendimi. İnsanlar nasıl yapıyorlardı bunları? Tıpkı kendisine benzeyen, kendisi gibi bakan, gülen, ağlayan bir canlıyı nasıl incitebiliyorlardı böylesine. Oysa hepimiz annemizin rahminde dokuz ay o tatlı sıvının içinde minicik bir fetüsten minicik bir bebeğe dönüşürken aynı yolculuğu tamamlamadık mı? Süt dolu memeleri oburca emmedik mi? Masum birer bebekken nasıl oldu da acımasız canavarlara dönüştük. Anlayamıyorum. Bilemiyorum. Cevaplarını bilemediğim bu soruların karşısında boynum bükülüyor…

      Olmadık. Olamadık. Yarım yamalak kaldık. Bu yüzden belki de hâlâ aşkı, sevgiyi özlenenleri, öldüren çöl sıcağında bir damla su gibi arayışımız.

      Ve bitmeyen sevdalarımız… Denizlere… Yağızlara… Sürgün kuşlara…

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat