%35
Şükrü Karaca Kitabı Nesrin Karaca
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786257403498
Boyut
13.50x21.50
Sayfa Sayısı
410
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2022-01
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Şükrü Karaca KitabıBaba'ya Saygıyla

Yazar: Nesrin Karaca
Yayınevi : Bengü Yayınları
50,00TL
32,50TL
%35
Satışta değil
9786257403498
900675
Şükrü Karaca Kitabı
Şükrü Karaca Kitabı Baba'ya Saygıyla
32.50

“1956-2014 arasında 58 yıllık bir ömür. Tıpkı bir kepeneğin ömrü kadar kısa. Ama o bir kelebek görüntüsü bıraktı bizim gözlerimizde. Şöyle bir göründü, kanatlarını çırptı bir iki, batmakta olan güneşin son ışıklarıyla parıldadı. Önce kiraz ağacının üstünden uçtu; sonra kavakları aştı; yeşil servilerin altına varınca sönüverdi. Şimdi kim bilir hangi boyuttan bize doğru bakıyor ve dudağını hafifçe aralayıp gülümsüyor.

Takdire ne denir ki! Bir güzel ömür işte, daha ne olsun... Ardında kalanlar... Biz... Elbette biraz benciliz. Daha çok görmek isterdik onu ve bütün sevdiklerimizi.

Ama... Takdire ne denir ki? O bir kepenekti, uçtu.

Tokat, Kastamonu, Denizli, Gaziantep... Fark etmez, herhangi bir Anadolu köyü işte. Sekiz on yaşlarında bir köy çocuğu nasıl yaşar, nerelerde koşup oynar, hangi ağaçlara tırmanır, hangi kuşların ardından bakar, güneşin batışına, ayın bazen ince bir hilal gibi, bazen yusyuvarlak bir ışık gibi gökte belirişini nasıl seyreder; Kabalı Köyü'nün Kepenek'i de öyle yaşar, öyle bakardı çevresine…”

  • Açıklama
    • “1956-2014 arasında 58 yıllık bir ömür. Tıpkı bir kepeneğin ömrü kadar kısa. Ama o bir kelebek görüntüsü bıraktı bizim gözlerimizde. Şöyle bir göründü, kanatlarını çırptı bir iki, batmakta olan güneşin son ışıklarıyla parıldadı. Önce kiraz ağacının üstünden uçtu; sonra kavakları aştı; yeşil servilerin altına varınca sönüverdi. Şimdi kim bilir hangi boyuttan bize doğru bakıyor ve dudağını hafifçe aralayıp gülümsüyor.

      Takdire ne denir ki! Bir güzel ömür işte, daha ne olsun... Ardında kalanlar... Biz... Elbette biraz benciliz. Daha çok görmek isterdik onu ve bütün sevdiklerimizi.

      Ama... Takdire ne denir ki? O bir kepenekti, uçtu.

      Tokat, Kastamonu, Denizli, Gaziantep... Fark etmez, herhangi bir Anadolu köyü işte. Sekiz on yaşlarında bir köy çocuğu nasıl yaşar, nerelerde koşup oynar, hangi ağaçlara tırmanır, hangi kuşların ardından bakar, güneşin batışına, ayın bazen ince bir hilal gibi, bazen yusyuvarlak bir ışık gibi gökte belirişini nasıl seyreder; Kabalı Köyü'nün Kepenek'i de öyle yaşar, öyle bakardı çevresine…”

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat