%35
Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi Sayı: 61 Eylül - Ekim 2020 Kolektif
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
3990000132419
Boyut
16.00x24.00
Sayfa Sayısı
74
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2020-10
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi Sayı: 61 Eylül - Ekim 2020

Yazar: Kolektif
18,00TL
11,70TL
%35
Satışta değil
3990000132419
852659
Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi Sayı: 61 Eylül - Ekim 2020
Şiirden İki Aylık Şiir Dergisi Sayı: 61 Eylül - Ekim 2020
11.70

61. sayı Türk Şiirinin genel kabul görmüş birçok konuyu tartışmaya koyan bir sayı. Bu sayıda, Metin Cengiz'in İtalya'nın kuşkusuz en ilginç şehri olan Napoli hakkındaki yazısını okuyacağız. Napoli'deki Poesia Resistente festivali kuşkusuz adıyla bile ülkemizde ilgiyle karşılanacaktır: Uluslararası Direniş Şiiri Festivali. Festivale katılanlar bugün bile şiirleriyle olduğu kadar duruşlarıyla da direnmeye devam ediyorlar. Şiirden Dergisi her sayıda bir şairimizi dosya yapıyor, bu sayıda şiirimizin en önemli figürlerinden Özdemir İnce dosya konusu. Metin Cengiz sordu, Özdemir İnce cevapladı, şiirimizin son yetmiş yıllık tarihi masaya yatırıldı, Metin Cengiz'in ille de sorulması gereken soruları ve Özdemir İnce'nin dobra, düşündürücü ve bir o kadar da birçok bilgimizi değiştirecek cevaplarıyla Şiirden Dergis önemli bir hizmeti yerine getiriyor. Ayrıca Cemil Okyay , Yavuz Özdem, Tamer Öncül ve Ferda Fidan'ın yazılarıyla İnce şiiri değerlendirildi. Bazen Bir Şiir Köşesinde Yavuz Özdem Yaprak Öz'ü konuk etti, Yaprak Öz üretken bir şair ve polisiye roman yazarı, söyleşi Şiirden Dergisi'nden. Bu sayıda Celâl Soycan'ın "Okuru Yakalamak-Okura Yakalanmak" başlığıyla okuyacağımız yazısı geçen sayıdaki yazı gibi çok tartışılacak. Okur tavına gelen şiirimiz için oldukça uyarıcı. Yazıların, konuşmaların ilgiyle ve dikkatle okunmasını salık veriyoruz. Bu sayıda yine birçok yabancı şair ve ülkemizin önemli şairlerinden şiir okuyacak okuyucu. Şairlerimize ve çevirmenlere teşekkürler.

Editörden

Şiir sorunları üstüne düşünmek, verimli sonuçlar almak bizim ülkemizde bir türlü oturmadı. Bunun yerine aforizmalar, mottolar, savsözlerle durum belirlendi, tavır alındı. Şiir kah nazenin bir kadına kah güneşe kah savaşa benzetildi. Şiirin neliği hakkında hiçbir şey söylemeyen bu sözler uzun süre şiire bakışı belirledi. Şiirimizin uçbeyleri, papazları, hahamları, karaşın uçbeyleri, ağababaları oldu. Bunların biraz daha gizemli gözüken aforizmatik (karaşın şiir, şiir beli getirir, sıkı-sivil şiir-şiir devrimcidir- şiir mayın döşenmiş tarladır-şiir muhaliftir-şiir suçları üstlenir vb...) sözler kendilerine çok şey kazandırdı belki ama şiirden çok şeyi de alıp götürdü. Gençler yıllar yılı bu boş sözlere göre şiir yazdı. Şimdilerde aklı başına gelenler olsa da altın çağlarını bu boş sözlerle harcayanlar çok oldu. Şimdilerde şiirde farklı bir tehlike daha belirdi: İdeolojik şiir. İdeoloji bizde siyasetin içinden kavrandığından bu tavır kolay
fark edilemiyor.İdeolojik bu tavır, dinsel, siyasi vb ağırlıklı ideolojilerden beslense de esas olarak şairin kendisinin yarattığını sanarak saplandığı düşünsel bir tavır. Felsefi yeterliği olmadanvaroluşa değin felsefi bir derinliği yazıyor zehabıyla hiçlikten, boşluktan söz edip, mistik-metafizik bir yanılsamayla yarattığı düşünceye tapınç bu. Asıl trajikomik olan böyle çatılmış şiirlerin piyasaya sürülüp başkalarından da buna inanmalarını beklemek. Haksız da değiller, hurafelere (aforizmalar-mottolar-savsözler) kök saldığı ülkelerde inanan çok olur. Oysa bu genç şairler felsefi yeterliği ile Hilmi Yavuz'un, Yücel Kayıran'ın, poetik donanımı, bilinciyle Özdemir İnce'nin, Celâl Soycan'ın, Enis Batur'un Metin Cengiz'in, eleştirel olgunluğuyla Doğan Hızlan'ın, Orhan Koçak'ın... halen yaşadıklarını hesaba almalılar. Benim Şiirimi Cevat Çapan, Eray Canberk, Ataol Behramoğlu, Süreyya Berfe, Güven Turan okuyacak, felsefeciler okuyacak diye düşünmeliler. Bu bir özdenetim olacaktır kuşkusuz.

  • Açıklama
    • 61. sayı Türk Şiirinin genel kabul görmüş birçok konuyu tartışmaya koyan bir sayı. Bu sayıda, Metin Cengiz'in İtalya'nın kuşkusuz en ilginç şehri olan Napoli hakkındaki yazısını okuyacağız. Napoli'deki Poesia Resistente festivali kuşkusuz adıyla bile ülkemizde ilgiyle karşılanacaktır: Uluslararası Direniş Şiiri Festivali. Festivale katılanlar bugün bile şiirleriyle olduğu kadar duruşlarıyla da direnmeye devam ediyorlar. Şiirden Dergisi her sayıda bir şairimizi dosya yapıyor, bu sayıda şiirimizin en önemli figürlerinden Özdemir İnce dosya konusu. Metin Cengiz sordu, Özdemir İnce cevapladı, şiirimizin son yetmiş yıllık tarihi masaya yatırıldı, Metin Cengiz'in ille de sorulması gereken soruları ve Özdemir İnce'nin dobra, düşündürücü ve bir o kadar da birçok bilgimizi değiştirecek cevaplarıyla Şiirden Dergis önemli bir hizmeti yerine getiriyor. Ayrıca Cemil Okyay , Yavuz Özdem, Tamer Öncül ve Ferda Fidan'ın yazılarıyla İnce şiiri değerlendirildi. Bazen Bir Şiir Köşesinde Yavuz Özdem Yaprak Öz'ü konuk etti, Yaprak Öz üretken bir şair ve polisiye roman yazarı, söyleşi Şiirden Dergisi'nden. Bu sayıda Celâl Soycan'ın "Okuru Yakalamak-Okura Yakalanmak" başlığıyla okuyacağımız yazısı geçen sayıdaki yazı gibi çok tartışılacak. Okur tavına gelen şiirimiz için oldukça uyarıcı. Yazıların, konuşmaların ilgiyle ve dikkatle okunmasını salık veriyoruz. Bu sayıda yine birçok yabancı şair ve ülkemizin önemli şairlerinden şiir okuyacak okuyucu. Şairlerimize ve çevirmenlere teşekkürler.

      Editörden

      Şiir sorunları üstüne düşünmek, verimli sonuçlar almak bizim ülkemizde bir türlü oturmadı. Bunun yerine aforizmalar, mottolar, savsözlerle durum belirlendi, tavır alındı. Şiir kah nazenin bir kadına kah güneşe kah savaşa benzetildi. Şiirin neliği hakkında hiçbir şey söylemeyen bu sözler uzun süre şiire bakışı belirledi. Şiirimizin uçbeyleri, papazları, hahamları, karaşın uçbeyleri, ağababaları oldu. Bunların biraz daha gizemli gözüken aforizmatik (karaşın şiir, şiir beli getirir, sıkı-sivil şiir-şiir devrimcidir- şiir mayın döşenmiş tarladır-şiir muhaliftir-şiir suçları üstlenir vb...) sözler kendilerine çok şey kazandırdı belki ama şiirden çok şeyi de alıp götürdü. Gençler yıllar yılı bu boş sözlere göre şiir yazdı. Şimdilerde aklı başına gelenler olsa da altın çağlarını bu boş sözlerle harcayanlar çok oldu. Şimdilerde şiirde farklı bir tehlike daha belirdi: İdeolojik şiir. İdeoloji bizde siyasetin içinden kavrandığından bu tavır kolay
      fark edilemiyor.İdeolojik bu tavır, dinsel, siyasi vb ağırlıklı ideolojilerden beslense de esas olarak şairin kendisinin yarattığını sanarak saplandığı düşünsel bir tavır. Felsefi yeterliği olmadanvaroluşa değin felsefi bir derinliği yazıyor zehabıyla hiçlikten, boşluktan söz edip, mistik-metafizik bir yanılsamayla yarattığı düşünceye tapınç bu. Asıl trajikomik olan böyle çatılmış şiirlerin piyasaya sürülüp başkalarından da buna inanmalarını beklemek. Haksız da değiller, hurafelere (aforizmalar-mottolar-savsözler) kök saldığı ülkelerde inanan çok olur. Oysa bu genç şairler felsefi yeterliği ile Hilmi Yavuz'un, Yücel Kayıran'ın, poetik donanımı, bilinciyle Özdemir İnce'nin, Celâl Soycan'ın, Enis Batur'un Metin Cengiz'in, eleştirel olgunluğuyla Doğan Hızlan'ın, Orhan Koçak'ın... halen yaşadıklarını hesaba almalılar. Benim Şiirimi Cevat Çapan, Eray Canberk, Ataol Behramoğlu, Süreyya Berfe, Güven Turan okuyacak, felsefeciler okuyacak diye düşünmeliler. Bu bir özdenetim olacaktır kuşkusuz.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat