%35
Şato Franz Kafka
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786059384070
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
377
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2020-03
Çeviren
Orhan Tekin
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Şato

Yazar: Franz Kafka
Yayınevi : Olympia Yayınları
20,00TL
13,00TL
%35
Satışta değil
9786059384070
870294
Şato
Şato
13.00

Gecenin geç bir vakti köye vardı, K.Köy karlara gömülmüştü. Şatonun bulunduğu tepeden iz eser yoktu ortada; sis ve zifiri karanlık tepeyi kuşatıyor, büyük şatoyu ele veren en sönük bir ışık seçilmiyordu. K. ana yolu köye bağlayan ahşap köprüde uzun süre dikildi, gözlerini kaldırıp yalancı boşluğa baktı. Ardından geceyi geçireceği bir yer aramak üzere yürüdü. Oteldekiler henüz uyanıktı. Geç vakit bir müşterinin çıkıp gelmesine hayli şaşıran otelci, K.'ya verecekleri bir odaları bulunmadığını ancak onun isterse salonda bir şilte üzerinde yatabileceğini söyledi.K. da öneriyi kabul etti. Salonda henüz bira içen birkaç köylü seçiliyordu, ama kimseyle konuşmak istemedi. K. tavan arasından şilteyi kendisi alıp gelerek sobanın yanı başına uzandı, içerisi sıcaktı, köylülerin de sesi çıkmıyordu; yorgun gözlerle biraz onları süzdü K. derken uyuyakaldı. Ama az sonra uyandırıldı yine. Kentliler gibi giyinmiş, aktör yüzlü, çekik gözlü, gür kaşlı genç bir adam, otelciyle başucunda dikiliyordu. Köylüler de henüz gitmemiş, olup bitecekleri daha iyi görüp işitmek için birkaçı sandalyesini K.'dan yana döndürmüştü.

Genç adam, K.'yı uyandırdığı için pek nazikçe özür diledi; kendini şato kahyasıyla oğlu diye tanıtıp: ''Bu köy şatonundur'',dedi. ''Burada oturan ya da geceleyen, bir balkıma şatoda oturmuş ya da gecelemiş sayılır.

  • Açıklama
    • Gecenin geç bir vakti köye vardı, K.Köy karlara gömülmüştü. Şatonun bulunduğu tepeden iz eser yoktu ortada; sis ve zifiri karanlık tepeyi kuşatıyor, büyük şatoyu ele veren en sönük bir ışık seçilmiyordu. K. ana yolu köye bağlayan ahşap köprüde uzun süre dikildi, gözlerini kaldırıp yalancı boşluğa baktı. Ardından geceyi geçireceği bir yer aramak üzere yürüdü. Oteldekiler henüz uyanıktı. Geç vakit bir müşterinin çıkıp gelmesine hayli şaşıran otelci, K.'ya verecekleri bir odaları bulunmadığını ancak onun isterse salonda bir şilte üzerinde yatabileceğini söyledi.K. da öneriyi kabul etti. Salonda henüz bira içen birkaç köylü seçiliyordu, ama kimseyle konuşmak istemedi. K. tavan arasından şilteyi kendisi alıp gelerek sobanın yanı başına uzandı, içerisi sıcaktı, köylülerin de sesi çıkmıyordu; yorgun gözlerle biraz onları süzdü K. derken uyuyakaldı. Ama az sonra uyandırıldı yine. Kentliler gibi giyinmiş, aktör yüzlü, çekik gözlü, gür kaşlı genç bir adam, otelciyle başucunda dikiliyordu. Köylüler de henüz gitmemiş, olup bitecekleri daha iyi görüp işitmek için birkaçı sandalyesini K.'dan yana döndürmüştü.

      Genç adam, K.'yı uyandırdığı için pek nazikçe özür diledi; kendini şato kahyasıyla oğlu diye tanıtıp: ''Bu köy şatonundur'',dedi. ''Burada oturan ya da geceleyen, bir balkıma şatoda oturmuş ya da gecelemiş sayılır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat