%35
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789757530633
Boyut
12.50x19.50
Sayfa Sayısı
192
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
4
Basım Tarihi
2021-04
Çeviren
Güneş Bozkaya
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Sakindi Oranın Şafakları

44,00TL
28,60TL
%35
Satışta değil
9789757530633
385929
Sakindi Oranın Şafakları
Sakindi Oranın Şafakları
28.60

Sakindi Oranın Şafakları'nda, sovyet kadın askerlerden oluşan cephe gerisindeki bir uçaksavar müfrezesinin komutanının gözünden hiç hesapta olmayan bir çarpışmaya şahit oluyoruz. Komutan ve kadınlar bir Nazi paraşüt birliğiyle kıran kırana bir çarpışmaya giriyorlar ve var güçleriyle anayurtlarını savunuyorlar.

“Bu göğüs göğüse savaşta tek şeyi biliyordu başçavuş: Gerilemek olmazdı. Bu kıyıda, Almanlara bir karış toprağı kaptırmamak gerekiyordu. Ama zor, ama umutsuz, olsun tutunmak vardı, tutunmak. Bu konumda tutunmak, yoksa çiğnerlerdi adamı ve o zaman her şey mahvolurdu. Öyle bir duyguya kapılmıştı ki, Vaskov o an, sanki sırtıyla koca Rusya'yı örtmüş, kanadını ona germişti. Sanki o, Fedot Yevgrafiç, yurdunun en son oğlu, savunucusuydu... Ve o anda dünyada başka kimseler yoktu. Yalnız o, düşman ve Rusya vardı... Yalnız kim bilir nasıl üçüncü bir kulağıyla da kızları dinliyordu: Ateşleniyor muydu silahları, yoksa susmuş muydu? Ateşleniyorsa, sağ salimdirler demek. Demek kendi cephelerini, kendi Rusya'larını tutuyorlar henüz, savunuyorlar!”

  • Açıklama
    • Sakindi Oranın Şafakları'nda, sovyet kadın askerlerden oluşan cephe gerisindeki bir uçaksavar müfrezesinin komutanının gözünden hiç hesapta olmayan bir çarpışmaya şahit oluyoruz. Komutan ve kadınlar bir Nazi paraşüt birliğiyle kıran kırana bir çarpışmaya giriyorlar ve var güçleriyle anayurtlarını savunuyorlar.

      “Bu göğüs göğüse savaşta tek şeyi biliyordu başçavuş: Gerilemek olmazdı. Bu kıyıda, Almanlara bir karış toprağı kaptırmamak gerekiyordu. Ama zor, ama umutsuz, olsun tutunmak vardı, tutunmak. Bu konumda tutunmak, yoksa çiğnerlerdi adamı ve o zaman her şey mahvolurdu. Öyle bir duyguya kapılmıştı ki, Vaskov o an, sanki sırtıyla koca Rusya'yı örtmüş, kanadını ona germişti. Sanki o, Fedot Yevgrafiç, yurdunun en son oğlu, savunucusuydu... Ve o anda dünyada başka kimseler yoktu. Yalnız o, düşman ve Rusya vardı... Yalnız kim bilir nasıl üçüncü bir kulağıyla da kızları dinliyordu: Ateşleniyor muydu silahları, yoksa susmuş muydu? Ateşleniyorsa, sağ salimdirler demek. Demek kendi cephelerini, kendi Rusya'larını tutuyorlar henüz, savunuyorlar!”

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat