%25
Tasavvuf Metafiziği - Sadreddin Konevi Kitaplığı %15 indirimli Miftâhü
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786055107888
Boyut
13.50x19.50
Sayfa Sayısı
207
Baskı
1
Basım Tarihi
2014-12
Çeviren
Ekrem Demirli
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Orijinal Adı
Miftâhü'l Gayb

Sadreddin Konevi Kitaplığı - Tasavvuf Metafiziği

29,00TL
21,75TL
%25
Satışta değil
9786055107888
567316
Sadreddin Konevi Kitaplığı - Tasavvuf Metafiziği
Sadreddin Konevi Kitaplığı - Tasavvuf Metafiziği
21.75

Hz. Peygamber ‘Allah'ım! Bana eşyanın hakikatini olduğu hal üzere göster buyurur. Günlük meşguliyetler içerisinde ruhumuzun en derininde gizlenmiş en saklı talebimizi bundan daha iyi özetleyecek bir cümle olamazdı herhalde! 'Eşyanın hakikatini olduğu hal üzere görmek insanlığın kendini ifade edebildiği devirlerden beri aradığı idealdir. Mitolojiler üzerindeki araştırmalar bu metinlerdeki temel meselenin 'hakikati arama' olduğunu gösteriyor. Platon'un 'mağara' istiaresinin ana sorunu gölgelerle yetinmek yerine 'hakikati tanıma' cesaretini göstermenin insanı insan yapan yegâne imkân olduğuydu. Hakikati arama talebi farklı bilim ve düşünce havzalarının izlerini taşıyarak islan metafizik geleneğinde nihai formunu buldu. Bu gelenekte artık hakikat arama arzusu büyük filozoflara mahsus bir ayrıcalık değil, her bir ferdir peşinde olduğu bir 'insanlık ödevi' sayıldı. 'Hakikat' farklı bağlamlarda yeni isimler kazanarak Müslümanların-hayatının merkezine yerleşti: İnsan-Allah ilişkisinde sahih iman ve marifet, ferdi ve içtimai fiillerimiz için 'adalet', sanat ve estetik alanında ise 'güzellik' kavramı 'salt hakikat'i temsil etti. Hakikate ufaşmanın neticesi ise 'huzur' ve saadettir. Bütün bu kavramlar, varlıklarını ve gerçekliklerini 'hakikatler hakikati' Cenab-ı Hak'tan kazanarak var olurlar.

Tasavvuf Metafiziği (Miftahü'l-Gayb), büyük metafizikçi Sadreddin Konevi'nin insan-Allah ve alem ilişkilerinde 'hakikat' meselesini ele aldığı İslam metafizik geleneğinin başyapıtıdır.

- Ekrem Demirli

  • Açıklama
    • Hz. Peygamber ‘Allah'ım! Bana eşyanın hakikatini olduğu hal üzere göster buyurur. Günlük meşguliyetler içerisinde ruhumuzun en derininde gizlenmiş en saklı talebimizi bundan daha iyi özetleyecek bir cümle olamazdı herhalde! 'Eşyanın hakikatini olduğu hal üzere görmek insanlığın kendini ifade edebildiği devirlerden beri aradığı idealdir. Mitolojiler üzerindeki araştırmalar bu metinlerdeki temel meselenin 'hakikati arama' olduğunu gösteriyor. Platon'un 'mağara' istiaresinin ana sorunu gölgelerle yetinmek yerine 'hakikati tanıma' cesaretini göstermenin insanı insan yapan yegâne imkân olduğuydu. Hakikati arama talebi farklı bilim ve düşünce havzalarının izlerini taşıyarak islan metafizik geleneğinde nihai formunu buldu. Bu gelenekte artık hakikat arama arzusu büyük filozoflara mahsus bir ayrıcalık değil, her bir ferdir peşinde olduğu bir 'insanlık ödevi' sayıldı. 'Hakikat' farklı bağlamlarda yeni isimler kazanarak Müslümanların-hayatının merkezine yerleşti: İnsan-Allah ilişkisinde sahih iman ve marifet, ferdi ve içtimai fiillerimiz için 'adalet', sanat ve estetik alanında ise 'güzellik' kavramı 'salt hakikat'i temsil etti. Hakikate ufaşmanın neticesi ise 'huzur' ve saadettir. Bütün bu kavramlar, varlıklarını ve gerçekliklerini 'hakikatler hakikati' Cenab-ı Hak'tan kazanarak var olurlar.

      Tasavvuf Metafiziği (Miftahü'l-Gayb), büyük metafizikçi Sadreddin Konevi'nin insan-Allah ve alem ilişkilerinde 'hakikat' meselesini ele aldığı İslam metafizik geleneğinin başyapıtıdır.

      - Ekrem Demirli

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat