%40
Osmanlı Sarayının Son Günleri Mustafa Yaşar Özoylumlu
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786052493250
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
230
Basım Yeri
Ankara
Baskı
1
Basım Tarihi
2019-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Osmanlı Sarayının Son GünleriAnkara'da Milli Mücadele İstanbul'da Son Saltanak Kayığı

25,00TL
15,00TL
%40
Satışta değil
9786052493250
783978
Osmanlı Sarayının Son Günleri
Osmanlı Sarayının Son Günleri Ankara'da Milli Mücadele İstanbul'da Son Saltanak Kayığı
15.00

Saltanatı kaldırmak için ilk fırsat Lozan Konferansı'na resmi davet gelmeden hemen önce Sadrazam Tevfik imzasıyla Mustafa Kemal Paşa'ya gönderilen telgrafta ortaya çıkmıştır; “Artık her iş tamamlandı; zafer temin edildi, eski vaziyet avdet etmelidir, padişah ve onun meşru hükümeti İstanbul'da olduğuna göre Ankara'daki teşkilatın ve hükümetin dağılması ve İstanbul'a bağlanması gerektir.” Bu hususta birkaç noktayı belirtmek gerekir. İstanbul hükümeti, bu telgrafta hakimiyetin meşruiyeti konusunu hala eski dayanaklarla açıkladığını göstermiştir.

Milli hakimiyetin ne demek olduğunun kesinlikle anlaşılamadığı görülmektedir. Bundan başka İstanbul hükümetinin, Ankara'ya karşı böyle bir yaklaşımla hareket etmesi; kurtuluş savaşı sonrası Ankara'sının alacağı radikal kararları da pekala tahmin etmesinden ileri gelmektedir. Çünkü İstanbul hükümeti, milli hakimiyet meşruiyetini bilmese de; savaşı kazanmış bir gazi meclisin aynı zamanda pekala bir ihtilal meclisi hüviyetine de bürünebileceğini bilmektedir. “Büyük Millet Meclisi” tabirinin kendisi bile kurucu meclis niteliği barındırmakta ve meclis elde ettiği iktidarı eski sembol ve hakimiyet düsturlarına bırakmaya niyetli olmayacaktır. Esasen saltanat ve hakimiyet anlayışı ile ilgili en açıklayıcı tanımlamayı yine bir ihtilalci edası içerisinde Mustafa Kemal yapacaktır...

  • Açıklama
    • Saltanatı kaldırmak için ilk fırsat Lozan Konferansı'na resmi davet gelmeden hemen önce Sadrazam Tevfik imzasıyla Mustafa Kemal Paşa'ya gönderilen telgrafta ortaya çıkmıştır; “Artık her iş tamamlandı; zafer temin edildi, eski vaziyet avdet etmelidir, padişah ve onun meşru hükümeti İstanbul'da olduğuna göre Ankara'daki teşkilatın ve hükümetin dağılması ve İstanbul'a bağlanması gerektir.” Bu hususta birkaç noktayı belirtmek gerekir. İstanbul hükümeti, bu telgrafta hakimiyetin meşruiyeti konusunu hala eski dayanaklarla açıkladığını göstermiştir.

      Milli hakimiyetin ne demek olduğunun kesinlikle anlaşılamadığı görülmektedir. Bundan başka İstanbul hükümetinin, Ankara'ya karşı böyle bir yaklaşımla hareket etmesi; kurtuluş savaşı sonrası Ankara'sının alacağı radikal kararları da pekala tahmin etmesinden ileri gelmektedir. Çünkü İstanbul hükümeti, milli hakimiyet meşruiyetini bilmese de; savaşı kazanmış bir gazi meclisin aynı zamanda pekala bir ihtilal meclisi hüviyetine de bürünebileceğini bilmektedir. “Büyük Millet Meclisi” tabirinin kendisi bile kurucu meclis niteliği barındırmakta ve meclis elde ettiği iktidarı eski sembol ve hakimiyet düsturlarına bırakmaya niyetli olmayacaktır. Esasen saltanat ve hakimiyet anlayışı ile ilgili en açıklayıcı tanımlamayı yine bir ihtilalci edası içerisinde Mustafa Kemal yapacaktır...

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat