%40
Nahiye-i Milas Mezra'a-i Kotanı'nın Yaman İnsanları Nevzat Öztürk
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786257858298
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
333
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2020-06
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Nahiye-i Milas Mezra'a-i Kotanı'nın Yaman İnsanlarıOrdu - Kabadüs Kotanı (Derinçay) Köyü

Yayınevi : Gece Kitaplığı
73,50TL
44,10TL
%40
Satışta değil
9786257858298
836422
Nahiye-i Milas Mezra'a-i Kotanı'nın Yaman İnsanları
Nahiye-i Milas Mezra'a-i Kotanı'nın Yaman İnsanları Ordu - Kabadüs Kotanı (Derinçay) Köyü
44.10

Derinçay (Kotanı) Köyü, insana sunduğu özgür doğasıyla ideal yaşam alanına sahiptir. Doğa ve doğanın bize sunduğu yeşil örtü içinde değişik ağaç türleri, bu ortamda barınan kuşlar ve değişik hayvan türleri, dere ve vadi boyunca uzanan eşsiz manzaranın, yükseldikçe düz çimlerin kapladığı yaylaların insanda bıraktığı duygular eşsizdir.

Giderek kültürümüzden, geçmişimizden kopuyoruz. Unuttuğumuz ve kaybettiğimiz kültür unsurları içinde belki bin yıldır yaşata geldiklerimiz de vardır. Bunların unutulmalarına gönlü razı olmayan yazar, Türkiye'de yaşanan hızlı sosyal değişim sonrası boşalan, terkedilen köylerin, unutulmaya yüz tutmuş öz kültürümüzün bir bakıma hikâyesini yazmıştır. Aslında bu, eli kalem tutan herkesin görevidir.

Kendi kimliğimizle ayakta durabilmek için, kültürel zenginliklerimizin gelecek nesillere aktarımı son derece önemlidir. Çünkü yöresel kültür; yaşantılar, geçmişten geleceğe köprü oluşturarak varlığımızı devam ettirmemizde ana etkendir.

Eser, bizi, bizim kültürümüzü en yalın hali ile ele almıştır. Dünü anlayabilmek, geleceğe umutla bakabilmek için, kültürel kökenlerimize, ögelere yer verilmiştir. Geliştirilmeye açık olup yeni çalışmaların öncüsüdür.

  • Açıklama
    • Derinçay (Kotanı) Köyü, insana sunduğu özgür doğasıyla ideal yaşam alanına sahiptir. Doğa ve doğanın bize sunduğu yeşil örtü içinde değişik ağaç türleri, bu ortamda barınan kuşlar ve değişik hayvan türleri, dere ve vadi boyunca uzanan eşsiz manzaranın, yükseldikçe düz çimlerin kapladığı yaylaların insanda bıraktığı duygular eşsizdir.

      Giderek kültürümüzden, geçmişimizden kopuyoruz. Unuttuğumuz ve kaybettiğimiz kültür unsurları içinde belki bin yıldır yaşata geldiklerimiz de vardır. Bunların unutulmalarına gönlü razı olmayan yazar, Türkiye'de yaşanan hızlı sosyal değişim sonrası boşalan, terkedilen köylerin, unutulmaya yüz tutmuş öz kültürümüzün bir bakıma hikâyesini yazmıştır. Aslında bu, eli kalem tutan herkesin görevidir.

      Kendi kimliğimizle ayakta durabilmek için, kültürel zenginliklerimizin gelecek nesillere aktarımı son derece önemlidir. Çünkü yöresel kültür; yaşantılar, geçmişten geleceğe köprü oluşturarak varlığımızı devam ettirmemizde ana etkendir.

      Eser, bizi, bizim kültürümüzü en yalın hali ile ele almıştır. Dünü anlayabilmek, geleceğe umutla bakabilmek için, kültürel kökenlerimize, ögelere yer verilmiştir. Geliştirilmeye açık olup yeni çalışmaların öncüsüdür.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat