%35
Mevlana ve Akıl %20 indirimli Kâzım Muhammedî
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789757560913
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
96
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2007-12
Çeviren
Vahdettin İnce
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Orijinal Adı
Mevlana ve Defaa'ez Akl

Mevlana ve Akıl

30,00TL
19,50TL
%35
Satışta değil
9789757560913
432967
Mevlana ve Akıl
Mevlana ve Akıl
19.50

Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’nin Mesnevî’si, insanlığın düşünce dünyasının hârikalarından biridir. Tıpkı engin ve uçsuz bucaksız bir okyanus gibi. Çok az gemi bu dalgalı denizde yol alabilir. Mânâ ve hikmet derinliklerine varabilmek için elbette ki tehlikeli bir dalış, tehlikeleri göze alan bir yüzücülük gerekir. Aynen, ısrarla “Konuk Öldüren Mescid”e gitmek isteyen gözü kara yolcu gibi. Bu yolcu, canına yönelik herhangi bir zarar görmediği gibi, sonunda mescidin gizli hazinesi sayılan çok büyük sırları da öğrenir.

Herkes bu tehlikelerle dolu, korkunç engine dalış gücüne sahip olamaz. Ölümden korkanlar, o tarafa dönüp bakamazlar bile. Bazı amaçsız maceraperestler olur, bunlar bazen avuçlarını açıp bu denize daldırırlar, ama enginliğini, sahilsizliğini fark eder etmez, hemen yüzünü çevirip kenara çekilirler. Artık bu okyanustan ne anlamışlarsa onunla yetinirler.

Kimini tutup kenara fırlatan, kimini de içine çekip boğan dalgalardan biri “akıl” ve “düşünce”dir. Mevlânâ, aklı, ilk manevî varlık, daha doğrusu diğer yaratılmışlardan ayıran ve üstün kılan bir özellik olarak vasfeder. Akıldan yoksun kimseyi de insanlıktan çıkmış, hayvanlık derekesine inmiş bir varlık olarak tasvir eder.

Fakat Mevlânâ’nın bu düşüncesi, varlığın yaratıcısı tarafından yaratılışın bir süsü olarak öngörülmüş “akl-ı selîm” ile ilgilidir; beşerin iç âleminde noksan bir özellik olarak yer alan cüz’i ve eksik akıl ile değil. Hevâ ve hevesten uzak ve Allah’ın emirlerine itaat eden akıl yani. Nitekim Mevlân⠓peygamberliği” kâmil akıl olarak isimlendirir ve genel aklın bu özel akla muhtaç olduğunu belirtir.

Mesnevî, İslam düşüncesi alanında ansiklopedi ayarında bir eserdir. Nitekim İslâmî ve beşerî ilimlerin her dalından bir şeyler bulmak mümkündür. Bütün bunları anlamak da, ancak “Hüsameddin Çelebi” gibi kurcalayıcı bir zihne sahip, sırra susamış ve gafletten uzak duru zihinliler için mümkündür.

Bu kitap akl-ı selîmin bir müdafaası olduğu kadar, bir ölçüde de Mevlânâ Celâleddîn’in “akıl muhalifi” olmadığını ortaya koymaktadır.

Bu kitap, Mevlânâ’nın fikirlerini tümüyle içermese de, özellikle manzum eserlerinden hareketle onun düşüncesinin “öz”ünü gözler önüne sermektedir.

  • Açıklama
    • Mevlânâ Celâleddîn Rûmî’nin Mesnevî’si, insanlığın düşünce dünyasının hârikalarından biridir. Tıpkı engin ve uçsuz bucaksız bir okyanus gibi. Çok az gemi bu dalgalı denizde yol alabilir. Mânâ ve hikmet derinliklerine varabilmek için elbette ki tehlikeli bir dalış, tehlikeleri göze alan bir yüzücülük gerekir. Aynen, ısrarla “Konuk Öldüren Mescid”e gitmek isteyen gözü kara yolcu gibi. Bu yolcu, canına yönelik herhangi bir zarar görmediği gibi, sonunda mescidin gizli hazinesi sayılan çok büyük sırları da öğrenir.

      Herkes bu tehlikelerle dolu, korkunç engine dalış gücüne sahip olamaz. Ölümden korkanlar, o tarafa dönüp bakamazlar bile. Bazı amaçsız maceraperestler olur, bunlar bazen avuçlarını açıp bu denize daldırırlar, ama enginliğini, sahilsizliğini fark eder etmez, hemen yüzünü çevirip kenara çekilirler. Artık bu okyanustan ne anlamışlarsa onunla yetinirler.

      Kimini tutup kenara fırlatan, kimini de içine çekip boğan dalgalardan biri “akıl” ve “düşünce”dir. Mevlânâ, aklı, ilk manevî varlık, daha doğrusu diğer yaratılmışlardan ayıran ve üstün kılan bir özellik olarak vasfeder. Akıldan yoksun kimseyi de insanlıktan çıkmış, hayvanlık derekesine inmiş bir varlık olarak tasvir eder.

      Fakat Mevlânâ’nın bu düşüncesi, varlığın yaratıcısı tarafından yaratılışın bir süsü olarak öngörülmüş “akl-ı selîm” ile ilgilidir; beşerin iç âleminde noksan bir özellik olarak yer alan cüz’i ve eksik akıl ile değil. Hevâ ve hevesten uzak ve Allah’ın emirlerine itaat eden akıl yani. Nitekim Mevlân⠓peygamberliği” kâmil akıl olarak isimlendirir ve genel aklın bu özel akla muhtaç olduğunu belirtir.

      Mesnevî, İslam düşüncesi alanında ansiklopedi ayarında bir eserdir. Nitekim İslâmî ve beşerî ilimlerin her dalından bir şeyler bulmak mümkündür. Bütün bunları anlamak da, ancak “Hüsameddin Çelebi” gibi kurcalayıcı bir zihne sahip, sırra susamış ve gafletten uzak duru zihinliler için mümkündür.

      Bu kitap akl-ı selîmin bir müdafaası olduğu kadar, bir ölçüde de Mevlânâ Celâleddîn’in “akıl muhalifi” olmadığını ortaya koymaktadır.

      Bu kitap, Mevlânâ’nın fikirlerini tümüyle içermese de, özellikle manzum eserlerinden hareketle onun düşüncesinin “öz”ünü gözler önüne sermektedir.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat