%20
Kırık Kanatlar Halil Cibran
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789757787969
Boyut
13.50x13.50
Sayfa Sayısı
136
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
3
Basım Tarihi
2010
Çeviren
Feyza Karagöz
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Orijinal Adı
The Broken Wings

Kırık Kanatlar

15,00TL
12,00TL
%20
Satışta değil
9789757787969
387029
Kırık Kanatlar
Kırık Kanatlar
12.00

“Yirmi yaşımdaken annem bana şöyle demişti:
'Manastıra girseydim, hem kendim, hem başkaları için en iyisini yapmış olacaktım.'
'Eğer manastıra girmiş olsaydın ben dünyaya gelmezdim' dedim.
'Dünyaya gelmen daha önce kararlaştırılmıştı oğlum' dedi.
'Evet ama, dünyaya gelmeden çok önce seni annem olarak seçmiştim ben' diye karşılık verdim.
'Dünyaya gelmeseydin cennette bir melek olarak kalacaktın.' dedi.
'Ama ben hala bir meleğim,' diye cevapladım.
Gülümsedi ve dedi ki 'Kanatların nerede peki?'
Elini tutup omuzuma koydum ve 'Burada,' dedim.
'Kırılmışlar,' dedi.
Bu konuşmadan dokuz ay sonra, annem dönülmez ufukta yitip gitti. Ama 'kırılmışlar' sözü içimde yankılanmaya devam etti ve bana 'Kırık Kanatlar'ı, esinletti.“ (Aşk Mektupları, sayfa 50-51)
1895'te ailesiyle Lübnan'dan Amerika'ya göçen Cibran, dört yıl sonra 1899'da yaz tatili için, doğduğu Beşari'ye geldi. Bir genç kıza umutsuzca aşık oldu. Bu genç kızın kimliği ve ilişkilerinin şekli konusunda farklı tahminler varsa da, Cibran'ın bu ilk gönül ilişkisinde engellemeler ve hayal kırıklığıyla tanıştığı kesindir. Cibran sonbaharda Amerika'ya döndü. Bir kaç yıl sonra, bu mutsuz ilişkiyi Kırık Kanatlar'da anlattı.
“Piskopos senden beni istedi ve bu kırık kanatlı kuş için bir kafes hazırladı. İstediğin bu mu baba?“
Kader Selma'yı işte böyle yakaladı ve onu da aşağılık bir köle gibi, zavallı Doğu Kadının tören alayına kattı; o soylu ruh, çiçek kokularıyla ıtırlı bir gökte aşkın ak kanatlarıyla özgürce uçtuktan sonra tuzağa işte böyle düştü.
“Ah Tanrım, bana merhamet et ve kırık kanatlarımı iyileştir.“.

  • Açıklama
    • “Yirmi yaşımdaken annem bana şöyle demişti:
      'Manastıra girseydim, hem kendim, hem başkaları için en iyisini yapmış olacaktım.'
      'Eğer manastıra girmiş olsaydın ben dünyaya gelmezdim' dedim.
      'Dünyaya gelmen daha önce kararlaştırılmıştı oğlum' dedi.
      'Evet ama, dünyaya gelmeden çok önce seni annem olarak seçmiştim ben' diye karşılık verdim.
      'Dünyaya gelmeseydin cennette bir melek olarak kalacaktın.' dedi.
      'Ama ben hala bir meleğim,' diye cevapladım.
      Gülümsedi ve dedi ki 'Kanatların nerede peki?'
      Elini tutup omuzuma koydum ve 'Burada,' dedim.
      'Kırılmışlar,' dedi.
      Bu konuşmadan dokuz ay sonra, annem dönülmez ufukta yitip gitti. Ama 'kırılmışlar' sözü içimde yankılanmaya devam etti ve bana 'Kırık Kanatlar'ı, esinletti.“ (Aşk Mektupları, sayfa 50-51)
      1895'te ailesiyle Lübnan'dan Amerika'ya göçen Cibran, dört yıl sonra 1899'da yaz tatili için, doğduğu Beşari'ye geldi. Bir genç kıza umutsuzca aşık oldu. Bu genç kızın kimliği ve ilişkilerinin şekli konusunda farklı tahminler varsa da, Cibran'ın bu ilk gönül ilişkisinde engellemeler ve hayal kırıklığıyla tanıştığı kesindir. Cibran sonbaharda Amerika'ya döndü. Bir kaç yıl sonra, bu mutsuz ilişkiyi Kırık Kanatlar'da anlattı.
      “Piskopos senden beni istedi ve bu kırık kanatlı kuş için bir kafes hazırladı. İstediğin bu mu baba?“
      Kader Selma'yı işte böyle yakaladı ve onu da aşağılık bir köle gibi, zavallı Doğu Kadının tören alayına kattı; o soylu ruh, çiçek kokularıyla ıtırlı bir gökte aşkın ak kanatlarıyla özgürce uçtuktan sonra tuzağa işte böyle düştü.
      “Ah Tanrım, bana merhamet et ve kırık kanatlarımı iyileştir.“.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat