%29
Kara Kalem'in Yalnızlığı Hayriye Düzgün Erbüyük
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786059539166
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
281
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2017-06
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Kara Kalem'in Yalnızlığı

16,67TL
11,67TL
%29
Satışta değil
9786059539166
719435
Kara Kalem'in Yalnızlığı
Kara Kalem'in Yalnızlığı
11.67

Asla bir kadının sildiği erkek olmayın... Çünkü bir kadının silmesi öyle bilgisayardaki gibi defalarca sorup emin misin? Deyip çöp kutusuna attıktan sonraki gibi, son bir şans daha vermez sevdiği adama... Kadın önce sevdiği adamı siler, tüm doğru ve yanlışlarınla, sonra aynanın karşısına geçer ağlaya ağlaya dökülen gözyaşlarını... Kadına yaşattığı ne varsa, güzel veya kötü, dokununca kadının yüreğine kendi bedeninden bile daha ağır gelir... Taşıyamaz ve siler geçmişteki mutluluğu ve acılarını, her ne kadar izleri kalsa da yaşadıklarının... Kadın öyle hayallerini yıkmaz, kendini toz bulutu altında bırakıp ezilmesini izlemenize müsaade etmez... Kadın hiç kurulmadı sayıp, siler bütün kurduğu hayalleri, acımadan kendi canını acıtarak... Canı yanan kadının gülmeleri dosta da düşmanda gerçektir, beceremez yalandan ne gülmeyi ne de sevmeyi... Gülen kadının gülüşünde sana tebessüm, yüreğine gözyaşlarını akıtır... Canını kemikten sıyıra sıyıra... Kadın dediğin aşk için, annelik için yaratılmış bir dağdır aslında... Biz erkekler Belkız Ak-kale'nin türküsündeki gibi kalbur alır toprağını elerim der gibi o bitiririz dağları, hiç bitmez sanarak… Kadın candır, cana can katandır... Ama asla oyunlardaki gibi üç canı yoktur, senin ve benim gibi tek canlıdır… Ama Allah'ın hakkı gibi üç hak tanımaz en sevdiği insanlara...

Kadın siler geçer
Can diye camları
Aşk diye sevdiği adamları…

  • Açıklama
    • Asla bir kadının sildiği erkek olmayın... Çünkü bir kadının silmesi öyle bilgisayardaki gibi defalarca sorup emin misin? Deyip çöp kutusuna attıktan sonraki gibi, son bir şans daha vermez sevdiği adama... Kadın önce sevdiği adamı siler, tüm doğru ve yanlışlarınla, sonra aynanın karşısına geçer ağlaya ağlaya dökülen gözyaşlarını... Kadına yaşattığı ne varsa, güzel veya kötü, dokununca kadının yüreğine kendi bedeninden bile daha ağır gelir... Taşıyamaz ve siler geçmişteki mutluluğu ve acılarını, her ne kadar izleri kalsa da yaşadıklarının... Kadın öyle hayallerini yıkmaz, kendini toz bulutu altında bırakıp ezilmesini izlemenize müsaade etmez... Kadın hiç kurulmadı sayıp, siler bütün kurduğu hayalleri, acımadan kendi canını acıtarak... Canı yanan kadının gülmeleri dosta da düşmanda gerçektir, beceremez yalandan ne gülmeyi ne de sevmeyi... Gülen kadının gülüşünde sana tebessüm, yüreğine gözyaşlarını akıtır... Canını kemikten sıyıra sıyıra... Kadın dediğin aşk için, annelik için yaratılmış bir dağdır aslında... Biz erkekler Belkız Ak-kale'nin türküsündeki gibi kalbur alır toprağını elerim der gibi o bitiririz dağları, hiç bitmez sanarak… Kadın candır, cana can katandır... Ama asla oyunlardaki gibi üç canı yoktur, senin ve benim gibi tek canlıdır… Ama Allah'ın hakkı gibi üç hak tanımaz en sevdiği insanlara...

      Kadın siler geçer
      Can diye camları
      Aşk diye sevdiği adamları…

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat