%40
Hedef İslam Özcan Yeniçeri
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786054991471
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
384
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2017-01
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Hedef İslamİslam'a Yönelik Küresel Stratejiler

20,00TL
12,00TL
%40
Satışta değil
9786054991471
653403
Hedef İslam
Hedef İslam İslam'a Yönelik Küresel Stratejiler
12.00

Toplumlara hükmedemeyenler coğrafyalara, kültürlere hükmedemeyenler de toplumlara hükmedemezler. O yüzden günümüzde küresel güç odakları, çoğu kez coğrafya fethini bir kenara bırakmış kültür, insan ve toplum fethi aşamasına geçmişlerdir. İslam medeniyetinin gücünü Müslümanlar aleyhine kullanmak böyle bir stratejinin ürünüdür. Bir uygarlığın gücü, zaafı olarak kullanılmaktadır.

Batılı güçler İslam ülkelerine müdahale yerine İslam'a müdahaleyi siyasi strateji olarak devreye sokmuşlardır. Batının çıkarlarına uygun Müslüman'ı inşa etmek için içeriği boşaltılmış müsait Müslümanlar üreten bir inancı, İslam olarak sunmak temel strateji hâline gelmiştir. Bu bir nevi Hristiyanlığa eklemlenmiş bir Müslümanlıktır.

Sonuçta İslam, küresel dinin (Hristiyanlık-Musevilik) ve onların inşa ettiği sistemin, ozon deliği olarak görülmektedir. Batılı mahfiller, İslam'ı küresel sisteme eklemlemek için ılımlı İslam olarak kavramlaştırırken bu planın yerli işbirlikçilerini de dinî gruplar arasından seçmişlerdir. Böylece İslam jeopolitiği, Müslüman görünümlü ılımlı grupların eliyle egemen sistemle iliştirilmeye çalışılmaktadır.

Batı'nın kudret elitleri terör, şiddet, totaliter, düşman, radikal, doğu, ilkel derken, burada Kur'a'nı yapısal olarak şiddetin kaynağı olarak görmektedir. Bu yüzden de hedeflerine doğrudan İslam'ı, kavramlarını ve Kur'a'nı, koymuşlardır.

Hedef; petrol, kutsal yerler, boru hatları, su yolları değildir, bütün bunlardan daha stratejik bir unsurdur!

Hedef, İslam'dır.

  • Açıklama
    • Toplumlara hükmedemeyenler coğrafyalara, kültürlere hükmedemeyenler de toplumlara hükmedemezler. O yüzden günümüzde küresel güç odakları, çoğu kez coğrafya fethini bir kenara bırakmış kültür, insan ve toplum fethi aşamasına geçmişlerdir. İslam medeniyetinin gücünü Müslümanlar aleyhine kullanmak böyle bir stratejinin ürünüdür. Bir uygarlığın gücü, zaafı olarak kullanılmaktadır.

      Batılı güçler İslam ülkelerine müdahale yerine İslam'a müdahaleyi siyasi strateji olarak devreye sokmuşlardır. Batının çıkarlarına uygun Müslüman'ı inşa etmek için içeriği boşaltılmış müsait Müslümanlar üreten bir inancı, İslam olarak sunmak temel strateji hâline gelmiştir. Bu bir nevi Hristiyanlığa eklemlenmiş bir Müslümanlıktır.

      Sonuçta İslam, küresel dinin (Hristiyanlık-Musevilik) ve onların inşa ettiği sistemin, ozon deliği olarak görülmektedir. Batılı mahfiller, İslam'ı küresel sisteme eklemlemek için ılımlı İslam olarak kavramlaştırırken bu planın yerli işbirlikçilerini de dinî gruplar arasından seçmişlerdir. Böylece İslam jeopolitiği, Müslüman görünümlü ılımlı grupların eliyle egemen sistemle iliştirilmeye çalışılmaktadır.

      Batı'nın kudret elitleri terör, şiddet, totaliter, düşman, radikal, doğu, ilkel derken, burada Kur'a'nı yapısal olarak şiddetin kaynağı olarak görmektedir. Bu yüzden de hedeflerine doğrudan İslam'ı, kavramlarını ve Kur'a'nı, koymuşlardır.

      Hedef; petrol, kutsal yerler, boru hatları, su yolları değildir, bütün bunlardan daha stratejik bir unsurdur!

      Hedef, İslam'dır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat