%20
Halide Edib Ayşe Durakbaşa
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789754708158
Boyut
13.00x19.50
Sayfa Sayısı
262
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
5
Basım Tarihi
2012
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Halide EdibTürk Modernleşmesi ve Feminizm

63,50TL
50,80TL
%20
Satışta değil
9789754708158
377978
Halide Edib
Halide Edib Türk Modernleşmesi ve Feminizm
50.80

Ayşe Durakbaşa, Cumhuriyet'in asi kızı Halide Edib'in hayatını, Türk modernleşmesinin feminist bir açıdan eleştirisini yapmak üzere okuyor. Halide Edib'i bir feminist ve bir modernist olarak incelemek ve onu bütün dünyadaki "yeni kadın"ın oluşumu açısından değerlendirmek için onun, erkeklerle, Türkiye'nin "öteki" kadınlarıyla ve Batılı feministlerle ilişkilerine bakıyor. Kadınların, reformların pasif alıcıları oldukları şeklindeki anlatıyı sorgulayan Durakbaşa, Kemalist feminizmin, 1920'li ve 1930'lu yıllardaki devlet feminizmini aşan tarihsel bir gerçekliğe tekabül ettiğini savunuyor. Reformların gerisinde, kadınların o güne kadar verdikleri mücadele var. Yazar, meselenin bugüne kadar ihmal edilen bir yönüne bakıyor ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadının statüsüne ilişkin reformlar yapılırken, kadınların "modernlik" ile "gelenek" arasında yaşadıkları gerilimi kendilerinin nasıl gördüğünü ortaya çıkarıyor. Halide Edib'in modernlikle özdeşleştiği ve modernliğe direndiği ve duygusal tepki gösterdiği kerteleri belirliyor. Bir taraftan örnek Türk kadını bir taraftan Kemalist devrimlere ihanet eden hırslı biri olarak temsil edilegelen Halide Edib'in sürgünde kaleme aldığı anıları, bu kerteleri belirlemede önemli bir rol oynuyor. Türkiye'de modernist kadınların cins ve sınıf dinamiklerinin etkileşimini de ortaya koyan Durakbaşa, Türk Aydınlanması, milliyetçilik ve uluslaşma sürecinin bir parçası olarak feminizm üzerine özgün tezler sunuyor.

  • Açıklama
    • Ayşe Durakbaşa, Cumhuriyet'in asi kızı Halide Edib'in hayatını, Türk modernleşmesinin feminist bir açıdan eleştirisini yapmak üzere okuyor. Halide Edib'i bir feminist ve bir modernist olarak incelemek ve onu bütün dünyadaki "yeni kadın"ın oluşumu açısından değerlendirmek için onun, erkeklerle, Türkiye'nin "öteki" kadınlarıyla ve Batılı feministlerle ilişkilerine bakıyor. Kadınların, reformların pasif alıcıları oldukları şeklindeki anlatıyı sorgulayan Durakbaşa, Kemalist feminizmin, 1920'li ve 1930'lu yıllardaki devlet feminizmini aşan tarihsel bir gerçekliğe tekabül ettiğini savunuyor. Reformların gerisinde, kadınların o güne kadar verdikleri mücadele var. Yazar, meselenin bugüne kadar ihmal edilen bir yönüne bakıyor ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında kadının statüsüne ilişkin reformlar yapılırken, kadınların "modernlik" ile "gelenek" arasında yaşadıkları gerilimi kendilerinin nasıl gördüğünü ortaya çıkarıyor. Halide Edib'in modernlikle özdeşleştiği ve modernliğe direndiği ve duygusal tepki gösterdiği kerteleri belirliyor. Bir taraftan örnek Türk kadını bir taraftan Kemalist devrimlere ihanet eden hırslı biri olarak temsil edilegelen Halide Edib'in sürgünde kaleme aldığı anıları, bu kerteleri belirlemede önemli bir rol oynuyor. Türkiye'de modernist kadınların cins ve sınıf dinamiklerinin etkileşimini de ortaya koyan Durakbaşa, Türk Aydınlanması, milliyetçilik ve uluslaşma sürecinin bir parçası olarak feminizm üzerine özgün tezler sunuyor.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat