%20
Hace Nasirü'd Din-i Tusi'nin İntihalcılığı Mikâil Bayram
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786059706728
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
124
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2016-07
Çeviren
Mikail Bayram
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Hace Nasirü'd-din-i Tusi'nin İntihalciliği ve Ahi Evren Hace Nasirü'd-din ile İlgisiVe Ahi Evren Hace Nasirü'd Din İle İlgisi

32,00TL
25,60TL
%20
Satışta değil
9786059706728
639260
Hace Nasirü'd-din-i Tusi'nin İntihalciliği ve Ahi Evren Hace Nasirü'd-din ile İlgisi
Hace Nasirü'd-din-i Tusi'nin İntihalciliği ve Ahi Evren Hace Nasirü'd-din ile İlgisi Ve Ahi Evren Hace Nasirü'd Din İle İlgisi
25.60

İlhanlı devleti bir yandan kendi iktidarlarına itaatkar bir kültürel çevre ve sosyal yapı oluşturmaya çalışırken bir yandan da ilmî ve fikrî çevreleri kendi amaçları doğrultusunda kullanma gayreti içinde bulunuyorlardı. Bu cümleden olarak Anadolu'da yüksek bir şöhrete sahip eserleri çokça okunan ve yaygın olan Ahi Evren Hâce Nasirü'd-din Mahmud'un eserlerini kendilerine hizmet eden yandaşları vasıtası ile onun lakabdaşı Hâce Nasirü'd-din Tûsî'ye nisbet ettikleri görülmektedir. Bu işe Moğolların hizmetine giren Alamut Kalesi'nin Emiri Muhteşem'in önemli rolü bulunduğu anlaşılmaktadır. Moğol iktidarının gölgesinde birçok edip, şair ve müstensihler bilerek veya bilmeyerek bu işte istihdam edilmişlerdir. İlhanlı Devleti'nin 1336'da inkırazından sonra Orta Anadolu'da hüküm-ferma olan Eretnaoğulları'da kendilerini Moğollar'ın bakiyesi sayarak onların bu yöndeki çalışmalarını devam ettirdikleri görülmektedir. Bu çalışmalar o kadar etkili olmuştur ki, yüz sene zarfında Hâce Nasirü'd-din (Ahi Evren) ve eserleri Anadolu'daki ilmî ve fikrî çevrelerde tamamen unutulmuş görünüyor. O ancak Anadolu'nun sözlü kültürü içinde menkıbevi anekdotlar halinde yaşatılmıştır. Anadolu insanı Ahi Evren'i ve onun gibi olanları hiç unutmamış ve onların efsanevi kimliklerini eben ve cedden muhafaza etmiştir.

  • Açıklama
    • İlhanlı devleti bir yandan kendi iktidarlarına itaatkar bir kültürel çevre ve sosyal yapı oluşturmaya çalışırken bir yandan da ilmî ve fikrî çevreleri kendi amaçları doğrultusunda kullanma gayreti içinde bulunuyorlardı. Bu cümleden olarak Anadolu'da yüksek bir şöhrete sahip eserleri çokça okunan ve yaygın olan Ahi Evren Hâce Nasirü'd-din Mahmud'un eserlerini kendilerine hizmet eden yandaşları vasıtası ile onun lakabdaşı Hâce Nasirü'd-din Tûsî'ye nisbet ettikleri görülmektedir. Bu işe Moğolların hizmetine giren Alamut Kalesi'nin Emiri Muhteşem'in önemli rolü bulunduğu anlaşılmaktadır. Moğol iktidarının gölgesinde birçok edip, şair ve müstensihler bilerek veya bilmeyerek bu işte istihdam edilmişlerdir. İlhanlı Devleti'nin 1336'da inkırazından sonra Orta Anadolu'da hüküm-ferma olan Eretnaoğulları'da kendilerini Moğollar'ın bakiyesi sayarak onların bu yöndeki çalışmalarını devam ettirdikleri görülmektedir. Bu çalışmalar o kadar etkili olmuştur ki, yüz sene zarfında Hâce Nasirü'd-din (Ahi Evren) ve eserleri Anadolu'daki ilmî ve fikrî çevrelerde tamamen unutulmuş görünüyor. O ancak Anadolu'nun sözlü kültürü içinde menkıbevi anekdotlar halinde yaşatılmıştır. Anadolu insanı Ahi Evren'i ve onun gibi olanları hiç unutmamış ve onların efsanevi kimliklerini eben ve cedden muhafaza etmiştir.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat