%20
Gizli Çekmece Ahmet Oktay
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786050940411
Boyut
13.50x20.00
Sayfa Sayısı
312
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
4
Basım Tarihi
2017-02
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Gizli Çekmece

Yazar: Ahmet Oktay
Yayınevi : Doğan Kitap
55,00TL
44,00TL
%20
Satışta değil
9786050940411
656851
Gizli Çekmece
Gizli Çekmece
44.00

Ahmet Oktay'ı yanı başımızda gibi hatırlatacak bir kitap Gizli Çekmece…

Ahmet Oktay'ı saygıyla anıyoruz…

Şair, gazeteci, Ahmet Oktay Gizli Çekmece'de bugün artık örneğine rastlanmayacak bir dönemin hikâyesini anlatıyor. 1950'li yılların Ankarası'ndan 60'lı yılların İstanbulu'nun bohem hayatına, oradan darbeli günlere, 80'lerin basın camiasına götürüyor okuru. Sanat ve edebiyat dünyamızın tanınmış isimlerine resmigeçit yaptırıyor adeta…
Ahmet Oktay kitabın önsözünde,“Okur bu kitapta, bir yerden sonra ‘rahmetli' sözcüğünün kullanılmadığını fark edecektir. Metnin, bir ‘mezarlıktan' geçiliyormuş izlenimini vermemesini istedim. Herkes yaşıyormuş gibi varsayılsın istedim. Ölmüşleri, yanı başımızdaymış gibi anımsayalım” diyor.

Güzel akşamlardı. Öyle, içten bir oba oluşturmuştuk.
Şimdi Tülay Tura'yla andığımız o akşamlar, bazan Leylâ Erbil'in evinde, bazan Ahmet Oktay'larda, Koço'da, Yakup'ta, Yedikule'deki Safa'da… Yalnızca edebiyat mı konuşurduk? Çokça edebiyat, ama resimden de, sinemadan, müzikten de. Kimileyin masa başı çekiştirmeleri, gerçi hep sevecenlikle noktalanan. Şimdi hepsi birer hüzün.
- Selim İleri

  • Açıklama
    • Ahmet Oktay'ı yanı başımızda gibi hatırlatacak bir kitap Gizli Çekmece…

      Ahmet Oktay'ı saygıyla anıyoruz…

      Şair, gazeteci, Ahmet Oktay Gizli Çekmece'de bugün artık örneğine rastlanmayacak bir dönemin hikâyesini anlatıyor. 1950'li yılların Ankarası'ndan 60'lı yılların İstanbulu'nun bohem hayatına, oradan darbeli günlere, 80'lerin basın camiasına götürüyor okuru. Sanat ve edebiyat dünyamızın tanınmış isimlerine resmigeçit yaptırıyor adeta…
      Ahmet Oktay kitabın önsözünde,“Okur bu kitapta, bir yerden sonra ‘rahmetli' sözcüğünün kullanılmadığını fark edecektir. Metnin, bir ‘mezarlıktan' geçiliyormuş izlenimini vermemesini istedim. Herkes yaşıyormuş gibi varsayılsın istedim. Ölmüşleri, yanı başımızdaymış gibi anımsayalım” diyor.

      Güzel akşamlardı. Öyle, içten bir oba oluşturmuştuk.
      Şimdi Tülay Tura'yla andığımız o akşamlar, bazan Leylâ Erbil'in evinde, bazan Ahmet Oktay'larda, Koço'da, Yakup'ta, Yedikule'deki Safa'da… Yalnızca edebiyat mı konuşurduk? Çokça edebiyat, ama resimden de, sinemadan, müzikten de. Kimileyin masa başı çekiştirmeleri, gerçi hep sevecenlikle noktalanan. Şimdi hepsi birer hüzün.
      - Selim İleri

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat