%35
Fetih İstanbul İsmet Cerit
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786052966488
Boyut
13.00x19.50
Sayfa Sayısı
181
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2018-03
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Fetih İstanbulBir Cihan Sultanı Mehmed

Yazar: İsmet Cerit
Yayınevi : Cinius Yayınları
54,00TL
35,10TL
%35
Satışta değil
9786052966488
744810
Fetih İstanbul
Fetih İstanbul Bir Cihan Sultanı Mehmed
35.10

İkinci Mehmed tahta çıktığı sırada, ilk büyük hocası Molla Gürani yeniden Mısır'a dönmüştü. Genç Padişah bunu öğrenince çok üzülmüş, hemen Memlük Sultanı Kayıtbay'a bir mektup yazarak hocasını geri istemişti. Kayıtbay, Molla Gürani'yi huzuruna çağırarak mektubu göstermiş ve ardından şöyle demişti:

“Gitmeyin, size dilediğiniz her şeyi veririm!” Molla Gürani: “O benim oğlum sayılır, gerçekten ihtiyacı olmasa çağırmaz, beni bırakmazsanız da size düşmanlık eder!” Kayıtbay, bu çağrının kaderin bir çağrısı olduğunu anlamış ve Molla Gürani'yi bırakmak zorunda kalmıştı. Molla Gürani'nin Edirne'ye girişi çok görkemli olmuştu. Sultan bu büyük alimi şehrin girişinde karşılamış, yoluna güller serpmişti. Hoşbeşin ardından sarayın bir odasında onunla sohbete çekilmişti:

Efendi Hazretleri, kanıma bir dert girdi ki, gece uykuları bana haram oldu. Siz yanımda olmadan bu dertten kurtuluş olmadığını anladım. Sizi ısrarla çağırdım ki, siz olmadan yapamazdım. Nedir o büyük dert sultanım? Söyleyin! Çaresi canımızsa canımızı verelim. Çaresini bilmezsek bileni arayalım. Bu derviş milleti bir müddettir çevremde dolaşır. Konstantiniye de Konstantiniye diye başımın etini yer. Hadiste müjdelenmiş kumandanın ben olduğumu telkin eder. Molla Gürani bir müddet durdu, düşündü:

Bu derdin bir tek çaresi vardır, o da Konstantiniye üzerine varıp kaderle yüzleşmektir. Hadiste müjdelenen kumandan siz misiniz değil misiniz çıkar ortaya. Mehmed hocasının gözüne baktı: Böyle bir işe kalkışırsam sizin yeriniz ne olur? Bizim yerimiz bellidir Sultanım. Kılıç neredeyse kalem de oradadır.

  • Açıklama
    • İkinci Mehmed tahta çıktığı sırada, ilk büyük hocası Molla Gürani yeniden Mısır'a dönmüştü. Genç Padişah bunu öğrenince çok üzülmüş, hemen Memlük Sultanı Kayıtbay'a bir mektup yazarak hocasını geri istemişti. Kayıtbay, Molla Gürani'yi huzuruna çağırarak mektubu göstermiş ve ardından şöyle demişti:

      “Gitmeyin, size dilediğiniz her şeyi veririm!” Molla Gürani: “O benim oğlum sayılır, gerçekten ihtiyacı olmasa çağırmaz, beni bırakmazsanız da size düşmanlık eder!” Kayıtbay, bu çağrının kaderin bir çağrısı olduğunu anlamış ve Molla Gürani'yi bırakmak zorunda kalmıştı. Molla Gürani'nin Edirne'ye girişi çok görkemli olmuştu. Sultan bu büyük alimi şehrin girişinde karşılamış, yoluna güller serpmişti. Hoşbeşin ardından sarayın bir odasında onunla sohbete çekilmişti:

      Efendi Hazretleri, kanıma bir dert girdi ki, gece uykuları bana haram oldu. Siz yanımda olmadan bu dertten kurtuluş olmadığını anladım. Sizi ısrarla çağırdım ki, siz olmadan yapamazdım. Nedir o büyük dert sultanım? Söyleyin! Çaresi canımızsa canımızı verelim. Çaresini bilmezsek bileni arayalım. Bu derviş milleti bir müddettir çevremde dolaşır. Konstantiniye de Konstantiniye diye başımın etini yer. Hadiste müjdelenmiş kumandanın ben olduğumu telkin eder. Molla Gürani bir müddet durdu, düşündü:

      Bu derdin bir tek çaresi vardır, o da Konstantiniye üzerine varıp kaderle yüzleşmektir. Hadiste müjdelenen kumandan siz misiniz değil misiniz çıkar ortaya. Mehmed hocasının gözüne baktı: Böyle bir işe kalkışırsam sizin yeriniz ne olur? Bizim yerimiz bellidir Sultanım. Kılıç neredeyse kalem de oradadır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat