%30
Devletin Teknolojisi Halkın Tekniği Lütfi Bergen
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786058029378
Boyut
13.50x20.00
Sayfa Sayısı
208
Baskı
1
Basım Tarihi
2021-07
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Devletin Teknolojisi Halkın Tekniği

Yazar: Lütfi Bergen
Yayınevi : Yazıgen Yayınevi
0,00TL
0,00TL
%30
Satışta değil
9786058029378
882786
Devletin Teknolojisi Halkın Tekniği
Devletin Teknolojisi Halkın Tekniği
0.00

Azgelişmişlik Üstünlüktür paradigması, 1996 yılındaki ilk baskısında teknoloji eleştirisini aşacak bir teori geliştirmekten ziyade “(Ey mü'minler, kâfirlere ve zalim düzenlere karşı) Sakın gevşeklik göstermeyin, üzüntüye düşmeyin. Eğer inanıyorsanız (sonunda) galip ve üstün gelecek olan sizsiniz.” (3 Al-i İmran, 139) ayetinin muhtevasını gözeterek Osmanlı'nın yenileşme döneminden itibaren aydınları saran “geri kalmışlık kompleksi”ni yenmek üzere kaleme alınmıştır. Bu paradigma 2015'ten sonra teknolojinin devlete, tekniğin ise millete ait bir karakter olduğu fikrini ifade ederek kendisini yenilemiştir. Devlet “makasıd-ı hamse” denilen gayelere (din, akıl, can, mal, nesil emniyetine) yönelmeye zorunludur. Bu paradigma, devlet hayatı ile millet hayatını birbirinden ayırmakta, devleti milletin “aleti” ve “silahı” olarak tanımlamakta, devletin “fıkıhla” sınırlandırılması gerektiği fikrini temellendirmektedir.

  • Açıklama
    • Azgelişmişlik Üstünlüktür paradigması, 1996 yılındaki ilk baskısında teknoloji eleştirisini aşacak bir teori geliştirmekten ziyade “(Ey mü'minler, kâfirlere ve zalim düzenlere karşı) Sakın gevşeklik göstermeyin, üzüntüye düşmeyin. Eğer inanıyorsanız (sonunda) galip ve üstün gelecek olan sizsiniz.” (3 Al-i İmran, 139) ayetinin muhtevasını gözeterek Osmanlı'nın yenileşme döneminden itibaren aydınları saran “geri kalmışlık kompleksi”ni yenmek üzere kaleme alınmıştır. Bu paradigma 2015'ten sonra teknolojinin devlete, tekniğin ise millete ait bir karakter olduğu fikrini ifade ederek kendisini yenilemiştir. Devlet “makasıd-ı hamse” denilen gayelere (din, akıl, can, mal, nesil emniyetine) yönelmeye zorunludur. Bu paradigma, devlet hayatı ile millet hayatını birbirinden ayırmakta, devleti milletin “aleti” ve “silahı” olarak tanımlamakta, devletin “fıkıhla” sınırlandırılması gerektiği fikrini temellendirmektedir.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat