%38
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
3990000050516
Boyut
13.50x20.50
Sayfa Sayısı
96
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2012-03
Çeviren
Tuğçe Ayteş
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Orijinal Adı
Derrida, an Egyptian

Derrida, Bir MısırlıYahudi Piramidi Sorunu Üstüne

Yayınevi : MonoKL
22,00TL
13,64TL
%38
Satışta değil
3990000050516
472745
Derrida, Bir Mısırlı
Derrida, Bir Mısırlı Yahudi Piramidi Sorunu Üstüne
13.64

Suhrkamp Verlag'daki editörüm Raimund Felliger, 2004 yılının ekim ayındaki Frankfurt Kitap Fuarı'nı ziyaretimde bana şunu sordu: "Derrida'nın öldüğünü biliyor musun?" Bilmiyordum. Önümde bir perde kapandı sanki. Salonun gürültüsü birden farklı bir dünya oldu. Merhumun adıyla, sadakate çağrıyla, dünyanın birden daha ağır ve daha adaletsiz hale geldiği duyumuyla ve bu adamın gösterdiklerine karşı minnet hissiyle yalnız kalmıştım. Nihayetinde neydi bu? Muhtemelen şu: Çocukluğa geri dönmeden hayret etmek hâlâ mümkündü. Kendini bilginin zirvesine bir merak nesnesi olarak sunmak... Minnet beni o zamandan beri bırakmadı. O minnete, bu adama ait mezar odasının göğün en yüksek katına değdiği düşüncesi eşlik ediyor. O zamandan bu yana keşfettiğim şey,bu imgeyle yalnız olmamanın mutluluğudur.

Derrida Mısır piramidine tutkulu bir ilgi beslemelidir... Ama hafif ve görünüşte aşılabilirimler / işaretler çağının düşünürü Hegel bile, çemberin son kapanışında hantal bir engel tarafından kösteklenme kaderinden mustariptir. Ruhun kültürlerden geçen yolu, gezinenTinin başlangıca geri dönmeye hazır hissetmesine yetecek ölçüde hafif, esnek ve saydam hale gelene kadar, aşırı ağır nesnelerin geridebırakıldığı dairesel bir çıkışa denk olsa bile, geride ustalığına rağmen yine de tamamen aşılamaz bir dışsallık ve direnişe sahip matbu bir kitap var. Kâğıt kapaklı bir kitap olarak dahi, Tinin Görüngübilimi hâlâ, kendi içeriğini inkâr eden atıl ve saydam olmayan bir şeydir. Biri kapağına ve siyah harflerine parmağını doğrultur doğrultmaz kutlama sonsuza dek bozulur. -Peter Sloterdijk-

  • Açıklama
    • Suhrkamp Verlag'daki editörüm Raimund Felliger, 2004 yılının ekim ayındaki Frankfurt Kitap Fuarı'nı ziyaretimde bana şunu sordu: "Derrida'nın öldüğünü biliyor musun?" Bilmiyordum. Önümde bir perde kapandı sanki. Salonun gürültüsü birden farklı bir dünya oldu. Merhumun adıyla, sadakate çağrıyla, dünyanın birden daha ağır ve daha adaletsiz hale geldiği duyumuyla ve bu adamın gösterdiklerine karşı minnet hissiyle yalnız kalmıştım. Nihayetinde neydi bu? Muhtemelen şu: Çocukluğa geri dönmeden hayret etmek hâlâ mümkündü. Kendini bilginin zirvesine bir merak nesnesi olarak sunmak... Minnet beni o zamandan beri bırakmadı. O minnete, bu adama ait mezar odasının göğün en yüksek katına değdiği düşüncesi eşlik ediyor. O zamandan bu yana keşfettiğim şey,bu imgeyle yalnız olmamanın mutluluğudur.

      Derrida Mısır piramidine tutkulu bir ilgi beslemelidir... Ama hafif ve görünüşte aşılabilirimler / işaretler çağının düşünürü Hegel bile, çemberin son kapanışında hantal bir engel tarafından kösteklenme kaderinden mustariptir. Ruhun kültürlerden geçen yolu, gezinenTinin başlangıca geri dönmeye hazır hissetmesine yetecek ölçüde hafif, esnek ve saydam hale gelene kadar, aşırı ağır nesnelerin geridebırakıldığı dairesel bir çıkışa denk olsa bile, geride ustalığına rağmen yine de tamamen aşılamaz bir dışsallık ve direnişe sahip matbu bir kitap var. Kâğıt kapaklı bir kitap olarak dahi, Tinin Görüngübilimi hâlâ, kendi içeriğini inkâr eden atıl ve saydam olmayan bir şeydir. Biri kapağına ve siyah harflerine parmağını doğrultur doğrultmaz kutlama sonsuza dek bozulur. -Peter Sloterdijk-

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat