%30
Deniz Gezmiş İçin Uçak Kaçıran Bir Hava Korsanının Anıları %15 indirim
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786054979523
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
391
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2015-11
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Deniz Gezmiş İçin Uçak Kaçıran Bir Hava Korsanının Anıları

49,00TL
34,30TL
%30
Satışta değil
9786054979523
623534
Deniz Gezmiş İçin Uçak Kaçıran Bir Hava Korsanının Anıları
Deniz Gezmiş İçin Uçak Kaçıran Bir Hava Korsanının Anıları
34.30

Arkaya yaslandım, gözlerimi kapattım. Denizin Şarkışla'da yakalandığında, polisler arasında çekilmiş, parkalı resmi canlandı hayalimde. Tıraşı uzamış yakışıklı erkek yüzü… Duruşu hala dik ve isyankâr, ama bakışlarında hüzün var. Kavgadan kopmanın hüznü… Korku yavaş yavaş yerini bu resme terk etti. Gözlerimi açtım. Başımı uzatıp inatla aşağıya baktım. İnce ve beyaz bir tül gibi serili bulutların arasından tepeleri karla kaplı mor- yeşil dağlar gözüküyordu. Manzara gerçekten güzeldi ve yükseklik o kadar korkunç değildi. Doya doya seyrettim bir fotoğrafçı gözüyle…

“Sayı yolcularımız şu anda uçağımız Boğaziçi…” gerisini dinlemedim, anonsun. Yaşar'ın hareketlenen dal dibi ince figürünü gördüm. Oturduğu kenar koltuktan kararlı bir şekilde kalktı. Uzun pardösüsünün eteklerini savurarak bir yarım daire çizip, koltuk sıraları arasındaki koridora çıktı. Hareketimizden hemen önce yaptırdığı bordo renkli, modaya uygun bir şekilde dikilmiş bol paçalı yelekli takım elbisesi, mor gömleği, yine modaya uygun bir şekilde bağlanmış kravatı, etekleri topuklarına kadar inen velur pardösüsü sarkık bıyıkları ve kararında uzun saçlarıyla hava korsanından çok bir pop yıldızını andırıyordu. Sanki müthiş bir şovun ortasındaymış gibi uzun eteklerini savurarak belinden tabancasını çekti. Namluyu havaya dikip kurşun sürdü ve uçağın kontrolümüze geçtiğini ilan etti.

Bu arada biz de yerlerimizden kalkıp silahlarımızı çekip koridora çıkmıştık. Yaşar ve Mehmet'te tabanca, ben ve Sefer'de ise el bombaları vardı. Yaşar pilot kabinine geçti. Her şey bir anda olmuştu. Ne olup bittiğini hala anlamayan yolcuların nefeslerini tutmuş, dehşetle açılmış kocaman gözlerle bize bakıyorlardı...

  • Açıklama
    • Arkaya yaslandım, gözlerimi kapattım. Denizin Şarkışla'da yakalandığında, polisler arasında çekilmiş, parkalı resmi canlandı hayalimde. Tıraşı uzamış yakışıklı erkek yüzü… Duruşu hala dik ve isyankâr, ama bakışlarında hüzün var. Kavgadan kopmanın hüznü… Korku yavaş yavaş yerini bu resme terk etti. Gözlerimi açtım. Başımı uzatıp inatla aşağıya baktım. İnce ve beyaz bir tül gibi serili bulutların arasından tepeleri karla kaplı mor- yeşil dağlar gözüküyordu. Manzara gerçekten güzeldi ve yükseklik o kadar korkunç değildi. Doya doya seyrettim bir fotoğrafçı gözüyle…

      “Sayı yolcularımız şu anda uçağımız Boğaziçi…” gerisini dinlemedim, anonsun. Yaşar'ın hareketlenen dal dibi ince figürünü gördüm. Oturduğu kenar koltuktan kararlı bir şekilde kalktı. Uzun pardösüsünün eteklerini savurarak bir yarım daire çizip, koltuk sıraları arasındaki koridora çıktı. Hareketimizden hemen önce yaptırdığı bordo renkli, modaya uygun bir şekilde dikilmiş bol paçalı yelekli takım elbisesi, mor gömleği, yine modaya uygun bir şekilde bağlanmış kravatı, etekleri topuklarına kadar inen velur pardösüsü sarkık bıyıkları ve kararında uzun saçlarıyla hava korsanından çok bir pop yıldızını andırıyordu. Sanki müthiş bir şovun ortasındaymış gibi uzun eteklerini savurarak belinden tabancasını çekti. Namluyu havaya dikip kurşun sürdü ve uçağın kontrolümüze geçtiğini ilan etti.

      Bu arada biz de yerlerimizden kalkıp silahlarımızı çekip koridora çıkmıştık. Yaşar ve Mehmet'te tabanca, ben ve Sefer'de ise el bombaları vardı. Yaşar pilot kabinine geçti. Her şey bir anda olmuştu. Ne olup bittiğini hala anlamayan yolcuların nefeslerini tutmuş, dehşetle açılmış kocaman gözlerle bize bakıyorlardı...

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat