%35
Cennette Kahvaltı Vakti Yavuz Güler
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786257454100
Boyut
13.50x21.50
Sayfa Sayısı
400
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2021-08
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Cennette Kahvaltı Vakti

Yazar: Yavuz Güler
Yayınevi : Panu Kitap
81,00TL
52,65TL
%35
Satışta değil
9786257454100
884624
Cennette Kahvaltı Vakti
Cennette Kahvaltı Vakti
52.65

"Sisifos'u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, ha bire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belâsı kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, kan ter içinde..." Homeros

Kendisini mitolojik karakterlerden Sisifos'a benzetirdi pek çok konuda. Hani şu Tanrıları kızdırdığı için bir tepeye yuvarlaya yuvarlaya taş çıkarıp, her seferinde tam tepeye vardığında geri yuvarlanan taşı tekrar tekrar yukarı taşımakla cezalandırılan krala.

Kişisel dönüşüm sürecinde bunu çok yaşamıştı. Pek çok konuda yol aldığını zanneder ama bazen küçücük bir olay sadece bir arpa boyu yol aldığını anlamasını sağlardı. İşte o zamanlarda büyük bir umutsuzluğa kapılır, asla bu dönüşümü başaramayacağını düşünürdü. Ama içindeki bilge her seferinde “Hadi kalk ayağa, tekrar dene.” diye cesaretlendirirdi. “Hepimiz Sisifos'uz.” diye geçirdi içinden, Sisifos'un insanları temsil ettiğini düşünürdü.

Biz de cezalandırılıyorduk. Hayatı bundan daha iyi anlatan bir hikâye olamazdı herhalde, hiçbir zaman tepeye taşı çıkaramayacağımızı bile bile, var gücümüzle uğraşıyorduk çıkarmaya o kocaman kayayı.

Sonra bir gün “o şey” girdi hayatına.
Ve her şey değişti.
Anladı ki Sisifos'un cezası bitmişti.

  • Açıklama
    • "Sisifos'u gördüm, korkunç işkenceler çekerken: yakalamış iki avcuyla kocaman bir kayayı ve de kollarıyla bacaklarıyla dayanmıştı kayaya, ha bire itiyordu onu bir tepeye doğru, işte kaya tepeye vardı varacak, işte tamam, ama tepeye varmasına bir parmak kala, bir güç itiyordu onu tepeden gerisin geri, aşağıya kadar yuvarlanıyordu yeniden baş belâsı kaya, o da yeniden itiyordu kayayı, kan ter içinde..." Homeros

      Kendisini mitolojik karakterlerden Sisifos'a benzetirdi pek çok konuda. Hani şu Tanrıları kızdırdığı için bir tepeye yuvarlaya yuvarlaya taş çıkarıp, her seferinde tam tepeye vardığında geri yuvarlanan taşı tekrar tekrar yukarı taşımakla cezalandırılan krala.

      Kişisel dönüşüm sürecinde bunu çok yaşamıştı. Pek çok konuda yol aldığını zanneder ama bazen küçücük bir olay sadece bir arpa boyu yol aldığını anlamasını sağlardı. İşte o zamanlarda büyük bir umutsuzluğa kapılır, asla bu dönüşümü başaramayacağını düşünürdü. Ama içindeki bilge her seferinde “Hadi kalk ayağa, tekrar dene.” diye cesaretlendirirdi. “Hepimiz Sisifos'uz.” diye geçirdi içinden, Sisifos'un insanları temsil ettiğini düşünürdü.

      Biz de cezalandırılıyorduk. Hayatı bundan daha iyi anlatan bir hikâye olamazdı herhalde, hiçbir zaman tepeye taşı çıkaramayacağımızı bile bile, var gücümüzle uğraşıyorduk çıkarmaya o kocaman kayayı.

      Sonra bir gün “o şey” girdi hayatına.
      Ve her şey değişti.
      Anladı ki Sisifos'un cezası bitmişti.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat