%25
Bir Ölünün Seyir Defteri Sedat Memili
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786257420440
Boyut
13.00x19.00
Sayfa Sayısı
160
Baskı
1
Basım Tarihi
2022-05
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Bir Ölünün Seyir Defteri

Yazar: Sedat Memili
Yayınevi : Favori Yayınları
40,00TL
30,00TL
%25
Satışta değil
9786257420440
909055
Bir Ölünün Seyir Defteri
Bir Ölünün Seyir Defteri
30.00

Ölüler ağlar mı? Evet ağlar. Ben de birkaç kez ağlayacak noktaya geldim. Ancak ağlayamadım. Öldüğüm gecenin sabahı cenazeme gelenlere baktım. Yüzlerine tükürecek kadar öfkelendiklerimle, secde edecek kadar saygı duyduklarım aynı safta duruyorlardı. Ailemin acısını paylaşma adına baş sağlığına geldiler. Yaşamımı paylaşmamış olanlar, ölümü paylaşmak için geldiler. “Yaşamını paylaşmadığın insanın ölümünü paylaşmaya ne hakkınız var?” diye çığlık atmak geçti içimden, ama maalesef o zaman ağzıma toprak doluyordu. Hatırlayın, ölülerin seslerini, seslerin de bedenlerini kaybettiklerinden söz etmiştim. Sesini kaybetmiş bir bedenin acısını yeniden hissettim. Konuşamadım.

Burada hiçbir sınır, devlet, bayrak, köle, yurttaş, hak, hukuk, mahkeme, para, çek, senet, banka, hisse senedi, saat ve takvim görmedim. Sınıfsal farklar, zengin, fakir, güzel, çirkin, iyi, kötü, ast, üst gibi insan ömrünü tüketen kavramlara da rastlamadım. Üflesen kemikleri toz duman olup dağılacak iskeletlere baktığımda, kral mı yoksa soytarısı mı olduğunu asla kestiremiyorum.

  • Açıklama
    • Ölüler ağlar mı? Evet ağlar. Ben de birkaç kez ağlayacak noktaya geldim. Ancak ağlayamadım. Öldüğüm gecenin sabahı cenazeme gelenlere baktım. Yüzlerine tükürecek kadar öfkelendiklerimle, secde edecek kadar saygı duyduklarım aynı safta duruyorlardı. Ailemin acısını paylaşma adına baş sağlığına geldiler. Yaşamımı paylaşmamış olanlar, ölümü paylaşmak için geldiler. “Yaşamını paylaşmadığın insanın ölümünü paylaşmaya ne hakkınız var?” diye çığlık atmak geçti içimden, ama maalesef o zaman ağzıma toprak doluyordu. Hatırlayın, ölülerin seslerini, seslerin de bedenlerini kaybettiklerinden söz etmiştim. Sesini kaybetmiş bir bedenin acısını yeniden hissettim. Konuşamadım.

      Burada hiçbir sınır, devlet, bayrak, köle, yurttaş, hak, hukuk, mahkeme, para, çek, senet, banka, hisse senedi, saat ve takvim görmedim. Sınıfsal farklar, zengin, fakir, güzel, çirkin, iyi, kötü, ast, üst gibi insan ömrünü tüketen kavramlara da rastlamadım. Üflesen kemikleri toz duman olup dağılacak iskeletlere baktığımda, kral mı yoksa soytarısı mı olduğunu asla kestiremiyorum.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat