%30
Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları Yılmaz Öztuna
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786254080678
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
90
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2021-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları

Yayınevi : Ötüken Neşriyat
28,00TL
19,60TL
%30
Satışta değil
9786254080678
872800
Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları
Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları
19.60

“Gazavat-ı Hayreddin Paşa adını taşıyan ve Barbaros Hayreddin Paşa'nın hatıralarını ihtiva eden kitap, 16. asır Osmanlı tarihinin mühim kaynaklarından biridir. Denizcilik tarihimiz üzerinde kapital bir kaynaktır. Osmanlı Cihan Devleti'nin kaptan-ı deryası (bahriye nazırı ve deniz kuvvetleri kumandanı) olan ve devrinin büyük millî kahramanı sayılan Barbaros, “cihan padişahı” Kanûni Sultan Süleyman'ın emriyle hatıralarını denizci, şair ve yazar dostu Murad Çelebi'ye (Muradi) dikte etti. Gazavat-ı Hayreddin Paşa (Hayreddin Paşa'nın Gazaları) adını taşıyan bu kitap, Osmanlı literatüründe gazavatname tabir edilen türün, verdiği bilginin orijinalliği bakımından, en değerlisidir. Türkçedir. Seyyid Murad Çelebi, sonra bu kitabı nazma da çekmiştir. İstanbul, Vatikan, Berlin, Stuttgart, Kahire, Madrid, Paris, Londra kütüphanelerinde çeşitli yazma nüshaları bulunuyor. Eser, birçok dile tercüme edildi. Barbaros'un hayatında Arapçaya tercüme edildi ve şüphesiz önce Cezayir'de okundu. Bu inanılmaz tarih gerçeğinin hikâyesini, bizzat Barbaros'un ağzından bu kitapta dinleyeceksiniz. Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları'nı, 1965 yılında sadeleştirerek Hayat Tarih Mecmuası'nda yayınlamıştım. Bu on tefrikayı şimdi kitap hâlinde ve çeyrek asır sonra Türk okuyucusuna sunuyorum. O zamanki nesil, büyük merak ve heyecanla takip etmişti. Onların çocukları olan bugünkü neslin de aynı ilgiyi göstereceğini ümit ediyorum. Hatıralarda, Kuzey Afrika'daki Berberi çekişmeleri üzerinde bezginlik verecek tafsilat vardır. Barbaros, bir türlü müstevliye karşı birleşmesini bilmeyen insanlardan çok yakınmış ve acı örnekler vermiştir. Bu kısımlar, bugünün okuyucusu için fazla çekici değildir. Atladım. Sadeleştirmeyi yaparken 16. asır Osmanlı Türkçesinde olmayan kelime ve tabirleri, o çağın zihniyetine aykırı deyimleri kullanmaktan kaçındım. Maksadım, her Türkçe bilen için okunacak bir metin sunmaktır. Gazavat'ın Türkiye kütüphanelerinde mevcut tek harekeli nüshasının faksimilesinin bir kısmını, kitabımın sonuna ekledim. Eski harfleri bilen okuyucu ve tarihçiler, bundan faydalanabileceklerdir.”
Yılmaz Öztuna

  • Açıklama
    • “Gazavat-ı Hayreddin Paşa adını taşıyan ve Barbaros Hayreddin Paşa'nın hatıralarını ihtiva eden kitap, 16. asır Osmanlı tarihinin mühim kaynaklarından biridir. Denizcilik tarihimiz üzerinde kapital bir kaynaktır. Osmanlı Cihan Devleti'nin kaptan-ı deryası (bahriye nazırı ve deniz kuvvetleri kumandanı) olan ve devrinin büyük millî kahramanı sayılan Barbaros, “cihan padişahı” Kanûni Sultan Süleyman'ın emriyle hatıralarını denizci, şair ve yazar dostu Murad Çelebi'ye (Muradi) dikte etti. Gazavat-ı Hayreddin Paşa (Hayreddin Paşa'nın Gazaları) adını taşıyan bu kitap, Osmanlı literatüründe gazavatname tabir edilen türün, verdiği bilginin orijinalliği bakımından, en değerlisidir. Türkçedir. Seyyid Murad Çelebi, sonra bu kitabı nazma da çekmiştir. İstanbul, Vatikan, Berlin, Stuttgart, Kahire, Madrid, Paris, Londra kütüphanelerinde çeşitli yazma nüshaları bulunuyor. Eser, birçok dile tercüme edildi. Barbaros'un hayatında Arapçaya tercüme edildi ve şüphesiz önce Cezayir'de okundu. Bu inanılmaz tarih gerçeğinin hikâyesini, bizzat Barbaros'un ağzından bu kitapta dinleyeceksiniz. Barbaros Hayreddin Paşa'nın Hatıraları'nı, 1965 yılında sadeleştirerek Hayat Tarih Mecmuası'nda yayınlamıştım. Bu on tefrikayı şimdi kitap hâlinde ve çeyrek asır sonra Türk okuyucusuna sunuyorum. O zamanki nesil, büyük merak ve heyecanla takip etmişti. Onların çocukları olan bugünkü neslin de aynı ilgiyi göstereceğini ümit ediyorum. Hatıralarda, Kuzey Afrika'daki Berberi çekişmeleri üzerinde bezginlik verecek tafsilat vardır. Barbaros, bir türlü müstevliye karşı birleşmesini bilmeyen insanlardan çok yakınmış ve acı örnekler vermiştir. Bu kısımlar, bugünün okuyucusu için fazla çekici değildir. Atladım. Sadeleştirmeyi yaparken 16. asır Osmanlı Türkçesinde olmayan kelime ve tabirleri, o çağın zihniyetine aykırı deyimleri kullanmaktan kaçındım. Maksadım, her Türkçe bilen için okunacak bir metin sunmaktır. Gazavat'ın Türkiye kütüphanelerinde mevcut tek harekeli nüshasının faksimilesinin bir kısmını, kitabımın sonuna ekledim. Eski harfleri bilen okuyucu ve tarihçiler, bundan faydalanabileceklerdir.”
      Yılmaz Öztuna

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat