%35
Atatürk ve Sosyalizm Yıldırım Koç
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789759159337
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
111
Baskı
1
Basım Tarihi
2022-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Atatürk ve SosyalizmTürkiye'ye Özgü Bir Sosyalizm Modeli

25,00TL
16,25TL
%35
Satışta değil
9789759159337
906169
Atatürk ve Sosyalizm
Atatürk ve Sosyalizm Türkiye'ye Özgü Bir Sosyalizm Modeli
16.25

Tansu Çiller, 1994 yılında 5 Nisan kararlarının ilanından sonra, “son sosyalist devleti yıktık” diyordu. Abdullah Gül de 4 Ocak 2010 günü “Devletin içindeki Sovyetler Birliği çöküyor” dedi.
Bu açıklamalarda kastedilen ve tahrip edilen, Atatürk döneminde gerçekleştirilen anti-emperyalist ve milliyetçi devletçiliğin (üretim araçları üzerinde toplumsal mülkiyetin) kalıntılarıydı. Tansu Çiller'in ve Abdullah Gül'ün değerlendirmelerini ciddiye alıp, Atatürk döneminde gerçekleştirilen uygulamaların niteliğini doğru kavramak gerekiyor.

Sınıf mücadelesi temelinde geniş toplumsal desteklerin olmadığı koşullarda Atatürk'ün ekonomi, toplumsal yapı ve politikada gerçekleştirdikleri birer mucizedir. Bu eksikliklere rağmen Atatürk'ün bu alanlarda attığı ve attırdığı adımlar, insanın insanı sömürmediği, eşitlikçi, üretim araçları üzerinde toplumsal mülkiyetin olduğu bir Türkiye doğrultusunda son derece önemlidir. Atatürk'ün adım adım geliştirdiği süreç, zaten çok zayıf olan işçi sınıfının büyük kesiminin ve yoksul köylülüğün sessiz olduğu koşullarda, barışçıl bir süreçle ve Sovyetler Birliği ile yakın bir işbirliği içinde, Türkiye'ye özgü bir sosyalizm kurma çabasıdır. Devlet, sermayedar sınıfın elinde değildir; devlete hakim olan, ülkenin ve emeğin çıkarlarını ön planda tutan emekçi kökenli vatansever unsurlardır. Sermayedar sınıfın uluslararası sermaye ile yakın ilişki içinde olduğu koşullarda, ülkenin temel çıkarları da, Türkiye'ye özgü bir sosyalizmi gerektirmektedir. Temel üretim araçlarının devlet aracılığıyla toplumsal mülkiyete geçirilmesi de bu sürecin en önemli unsurudur. Bu nedenlerle, Tansu Çiller'in, 1990'lı yıllara kadar iyice yıpratılan düzeni bile “son sosyalist devlet” olarak nitelendirmesi gerçekçidir ve emperyalistlerle sermayedar sınıfın Atatürk'ten korku ve ona tepkilerini yansıtmaktadır.

• Atatürk'ün Düşünce Sisteminde “Devlet Sosyalizmi” ve Sosyalizm
• Hâkimiyeti Milliye Gazetesinin Başyazılarında Komünistlik
• Atatürk ve Bolşeviklik
• Milliyetçilik ve Sosyalizm Çelişir mi?
• Atatürk Döneminde Devletçilik
• Atatürk ve İşçi Sınıfı
• Atatürk'ün Toprak Ağalarıyla ve Büyük Toprak Sahibi Dini Vakıflarla Mücadelesi
Mehmet Bedri Gültekin'in önsözüyle...

  • Açıklama
    • Tansu Çiller, 1994 yılında 5 Nisan kararlarının ilanından sonra, “son sosyalist devleti yıktık” diyordu. Abdullah Gül de 4 Ocak 2010 günü “Devletin içindeki Sovyetler Birliği çöküyor” dedi.
      Bu açıklamalarda kastedilen ve tahrip edilen, Atatürk döneminde gerçekleştirilen anti-emperyalist ve milliyetçi devletçiliğin (üretim araçları üzerinde toplumsal mülkiyetin) kalıntılarıydı. Tansu Çiller'in ve Abdullah Gül'ün değerlendirmelerini ciddiye alıp, Atatürk döneminde gerçekleştirilen uygulamaların niteliğini doğru kavramak gerekiyor.

      Sınıf mücadelesi temelinde geniş toplumsal desteklerin olmadığı koşullarda Atatürk'ün ekonomi, toplumsal yapı ve politikada gerçekleştirdikleri birer mucizedir. Bu eksikliklere rağmen Atatürk'ün bu alanlarda attığı ve attırdığı adımlar, insanın insanı sömürmediği, eşitlikçi, üretim araçları üzerinde toplumsal mülkiyetin olduğu bir Türkiye doğrultusunda son derece önemlidir. Atatürk'ün adım adım geliştirdiği süreç, zaten çok zayıf olan işçi sınıfının büyük kesiminin ve yoksul köylülüğün sessiz olduğu koşullarda, barışçıl bir süreçle ve Sovyetler Birliği ile yakın bir işbirliği içinde, Türkiye'ye özgü bir sosyalizm kurma çabasıdır. Devlet, sermayedar sınıfın elinde değildir; devlete hakim olan, ülkenin ve emeğin çıkarlarını ön planda tutan emekçi kökenli vatansever unsurlardır. Sermayedar sınıfın uluslararası sermaye ile yakın ilişki içinde olduğu koşullarda, ülkenin temel çıkarları da, Türkiye'ye özgü bir sosyalizmi gerektirmektedir. Temel üretim araçlarının devlet aracılığıyla toplumsal mülkiyete geçirilmesi de bu sürecin en önemli unsurudur. Bu nedenlerle, Tansu Çiller'in, 1990'lı yıllara kadar iyice yıpratılan düzeni bile “son sosyalist devlet” olarak nitelendirmesi gerçekçidir ve emperyalistlerle sermayedar sınıfın Atatürk'ten korku ve ona tepkilerini yansıtmaktadır.

      • Atatürk'ün Düşünce Sisteminde “Devlet Sosyalizmi” ve Sosyalizm
      • Hâkimiyeti Milliye Gazetesinin Başyazılarında Komünistlik
      • Atatürk ve Bolşeviklik
      • Milliyetçilik ve Sosyalizm Çelişir mi?
      • Atatürk Döneminde Devletçilik
      • Atatürk ve İşçi Sınıfı
      • Atatürk'ün Toprak Ağalarıyla ve Büyük Toprak Sahibi Dini Vakıflarla Mücadelesi
      Mehmet Bedri Gültekin'in önsözüyle...

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat