%25
40 Kapı Hüseyin Karatay
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
3990000044112
Boyut
13.50x21.00
Sayfa Sayısı
173
Basım Yeri
Malatya
Baskı
1
Basım Tarihi
2014-04
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

40 Kapı

20,00TL
15,00TL
%25
Satışta değil
3990000044112
839694
40 Kapı
40 Kapı
15.00

Tarihi akış içinde insanoğlu, ilahi –fıtri- olandan savruluşlar yaşadı ve yaşamakta.
Yapay olanın parıltılı aldatısı, birey ve kalabalıklara çoğu kez çekici gelmiş; ama ilahi mecradan her sapış bozgun ve bunalım getirmiştir insana. Ve kendine yabancılaşıp hüsrana uğramıştır insan.
İnsanlığı ilahi formun esenliğine çağırıp dengeleyen güçlü ses; insanlık mecrası boyunca Allah'ın elçileri olagelmiştir. İnsanı tüm doğallığı, derinliği ve yüceliği ile sarmalayan bu ilahi mesaj son peygamberle olgunlaşıp doruğa ulaşmıştır.
Hakikatin kılavuzu olan Allah'ın elçileri, ne getirmişlerse, ne söylemişlerse –rivayet sahihse- gerçeğin ta kendisidir. Onların sözleri –bildirdikleri- kimi kulaklara hoş gelmese de uygulandığında, insandaki güzellikleri açığa çıkaran ve hayatı güzelleştirecek olan şaşmaz hükümlerdir. Dünya durdukça duracak gerçeğin kurallarıdır.
Filozoflar, bilgeler, çok şeyler söyledi; karmaşık çelişik görüşler ortaya atıldı mutluluk üstüne. Gerçekler zanlarla karıştırıldı. Filozofik zanların gerçek kabul edildiği zamanlar oldu ve olmakta. Ama son elçinin sözleri, zan örtüsünü gerçeklerin üzerinden kaldırdı, gerçeğin –vahyin- elçisi oldu.
İnsanlık manevi bir rönesans aramakta. İlki sekülerizmin katı kapısını açtı. Ruhsuzluğundan huzuru çıkmaza soktu, çözümü kördüğüm etti, hayatın anlamını soldurdu, donuklaştırdı.
Manevi rönesans; furkan'ın gösterdikleriyle, Yüce Resul'ün sünneti ile bunalımlı insana ancak huzurun altın anahtarlarını sunabilir.
İnanç davranışları içselleştirir, özdeki iyilikleri besleyip ahenkleştirir. İnançla özdeşleşmeyen özellikler aldatıcı ve kaygandır.

  • Açıklama
    • Tarihi akış içinde insanoğlu, ilahi –fıtri- olandan savruluşlar yaşadı ve yaşamakta.
      Yapay olanın parıltılı aldatısı, birey ve kalabalıklara çoğu kez çekici gelmiş; ama ilahi mecradan her sapış bozgun ve bunalım getirmiştir insana. Ve kendine yabancılaşıp hüsrana uğramıştır insan.
      İnsanlığı ilahi formun esenliğine çağırıp dengeleyen güçlü ses; insanlık mecrası boyunca Allah'ın elçileri olagelmiştir. İnsanı tüm doğallığı, derinliği ve yüceliği ile sarmalayan bu ilahi mesaj son peygamberle olgunlaşıp doruğa ulaşmıştır.
      Hakikatin kılavuzu olan Allah'ın elçileri, ne getirmişlerse, ne söylemişlerse –rivayet sahihse- gerçeğin ta kendisidir. Onların sözleri –bildirdikleri- kimi kulaklara hoş gelmese de uygulandığında, insandaki güzellikleri açığa çıkaran ve hayatı güzelleştirecek olan şaşmaz hükümlerdir. Dünya durdukça duracak gerçeğin kurallarıdır.
      Filozoflar, bilgeler, çok şeyler söyledi; karmaşık çelişik görüşler ortaya atıldı mutluluk üstüne. Gerçekler zanlarla karıştırıldı. Filozofik zanların gerçek kabul edildiği zamanlar oldu ve olmakta. Ama son elçinin sözleri, zan örtüsünü gerçeklerin üzerinden kaldırdı, gerçeğin –vahyin- elçisi oldu.
      İnsanlık manevi bir rönesans aramakta. İlki sekülerizmin katı kapısını açtı. Ruhsuzluğundan huzuru çıkmaza soktu, çözümü kördüğüm etti, hayatın anlamını soldurdu, donuklaştırdı.
      Manevi rönesans; furkan'ın gösterdikleriyle, Yüce Resul'ün sünneti ile bunalımlı insana ancak huzurun altın anahtarlarını sunabilir.
      İnanç davranışları içselleştirir, özdeki iyilikleri besleyip ahenkleştirir. İnançla özdeşleşmeyen özellikler aldatıcı ve kaygandır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat