%17
1970 Sonrası Kadın Romancılığı Tamer Kütükçü
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786257686174
Boyut
16.00x24.00
Sayfa Sayısı
370
Basım Yeri
Çanakkale
Baskı
1
Basım Tarihi
2021-01
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

1970 Sonrası Kadın RomancılığıDuyarlılıklar, Öncelikler ve Stratejiler

80,00TL
66,40TL
%17
Satışta değil
9786257686174
861874
1970 Sonrası Kadın Romancılığı
1970 Sonrası Kadın Romancılığı Duyarlılıklar, Öncelikler ve Stratejiler
66.40

Bu çalışma, edebiyatın içinde işte bu “kadına” / “kadın yazarlara” / “kadın metnine” içkin, bir erkek yazarın anlatısında bu biçimiyle (sahihliğiyle, içselliğiyle, derinliğiyle, ya da özgü[n]lüğüyle) var olmasının pek de kolay olmadığı, bu bağlamda bir kadın yazarın “evreninden beslendiği” aşikâr ve bunun imkânlarına açık anlatı dilimlerini kovuşturmaktadır. Bu noktada okurlardan ricam, incelemeyi “erkek yazını” – “kadın yazını” diyalektiğinden tamamen izole olarak okumaları, (içinde muhalefet eden kimi noktaları barındırsa da) kadın yazınını erkek yazınına muhalif biçimde ortaya çıkmış bir “eylem” olarak almamaları, bu bağlamda kadın yazınını “yeni bir tür edebiyat/yazın” olarak nitelendirmeye çalışmamaları; tüm bu karşıtlıklar paradigmasının dışında kalarak, –kadının kendi yaşamsal evreni ve bu evrene içkin duyarlılıkları, öncelikleri zemininde- edebiyatın içinde hangi yeni imkân ve alanların tezahür ettiğini gözlemlemek gayesine yoğunlaşarak okumalarını yapmalarıdır. Meseleye bu cihetle bakıldığı zaman, ayrı, izole, tamamen yeni bir tür olarak kadın yazınından söz edilemeyecekse bile, bünyesinde özgün duyarlılıkları ve öncelikleri barındıran bir “kadın metninden”, bu bağlamda anlatıların içinde tecessüm eden “kadına içkin alanlardan” söz etmenin mümkünatı, hatta tartışılmazlığı, öyle sanıyorum, herkesin malumu olacaktır.

  • Açıklama
    • Bu çalışma, edebiyatın içinde işte bu “kadına” / “kadın yazarlara” / “kadın metnine” içkin, bir erkek yazarın anlatısında bu biçimiyle (sahihliğiyle, içselliğiyle, derinliğiyle, ya da özgü[n]lüğüyle) var olmasının pek de kolay olmadığı, bu bağlamda bir kadın yazarın “evreninden beslendiği” aşikâr ve bunun imkânlarına açık anlatı dilimlerini kovuşturmaktadır. Bu noktada okurlardan ricam, incelemeyi “erkek yazını” – “kadın yazını” diyalektiğinden tamamen izole olarak okumaları, (içinde muhalefet eden kimi noktaları barındırsa da) kadın yazınını erkek yazınına muhalif biçimde ortaya çıkmış bir “eylem” olarak almamaları, bu bağlamda kadın yazınını “yeni bir tür edebiyat/yazın” olarak nitelendirmeye çalışmamaları; tüm bu karşıtlıklar paradigmasının dışında kalarak, –kadının kendi yaşamsal evreni ve bu evrene içkin duyarlılıkları, öncelikleri zemininde- edebiyatın içinde hangi yeni imkân ve alanların tezahür ettiğini gözlemlemek gayesine yoğunlaşarak okumalarını yapmalarıdır. Meseleye bu cihetle bakıldığı zaman, ayrı, izole, tamamen yeni bir tür olarak kadın yazınından söz edilemeyecekse bile, bünyesinde özgün duyarlılıkları ve öncelikleri barındıran bir “kadın metninden”, bu bağlamda anlatıların içinde tecessüm eden “kadına içkin alanlardan” söz etmenin mümkünatı, hatta tartışılmazlığı, öyle sanıyorum, herkesin malumu olacaktır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat