%30
17. Yüzyıl İstanbul'unda Lonca Dinamikleri Eunjeong Yi
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786052955567
Boyut
15.50x23.00
Sayfa Sayısı
384
Baskı
1
Basım Tarihi
2018-07
Çeviren
Barış Zeren
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe
Orijinal Adı
Guild Dynamics in Seventeenth - Century Istanbul Fluidity and Leverage

17. Yüzyıl İstanbul'unda Lonca Dinamikleri

46,00TL
32,20TL
%30
Satışta değil
9786052955567
759488
17. Yüzyıl İstanbul'unda Lonca Dinamikleri
17. Yüzyıl İstanbul'unda Lonca Dinamikleri
32.20

Osmanlı İmparatorluğu'nda şehzadelerin doğum ve sünnet törenleriyle, padişah kızlarının düğünlerinde büyük şenlikler (sûr) düzenlenir, bunların en önemli parçalarından birini de esnaf alayları oluştururdu. Osmanlı geleneğinde bu şenlikleri yansıtan “sûrnâmeler” içindeki en renkli sayfalar da kuşkusuz İstanbul loncalarının geçit alaylarının tasvirleridir.

Prof. Dr. Eunjeong Yi de 17. Yüzyıl İstanbul'unda Lonca Dinamikleri adlı çalışmasına başlarken, sûrnâmelerdeki o nefis minyatürlere de gönderme yapan bir çelişkiden yola çıkıyor: Osmanlı loncalarına ilişkin çalışmalarda çizilen “büyük resim” oldukça kasvetli tonlar taşımaktadır. Söz konusu yapıtlarda, genel olarak Osmanlı loncalarının, özel olarak da İstanbul loncalarının ellerinin kollarının geleneklerle bağlandığı ve/veya devletin çok sıkı denetimi altında oldukları yargısı, değişime ve adaptasyona tamamen kapalı bir lonca betimlemesi öne çıkmaktadır. Capcanlı minyatürler ile bu tekdüze “büyük resimler” arasındaki çelişki nasıl izah edilebilir? İstanbul loncaları gerçekten de bu kadar verimsiz, atıl, zayıf birimler miydi?

  • Açıklama
    • Osmanlı İmparatorluğu'nda şehzadelerin doğum ve sünnet törenleriyle, padişah kızlarının düğünlerinde büyük şenlikler (sûr) düzenlenir, bunların en önemli parçalarından birini de esnaf alayları oluştururdu. Osmanlı geleneğinde bu şenlikleri yansıtan “sûrnâmeler” içindeki en renkli sayfalar da kuşkusuz İstanbul loncalarının geçit alaylarının tasvirleridir.

      Prof. Dr. Eunjeong Yi de 17. Yüzyıl İstanbul'unda Lonca Dinamikleri adlı çalışmasına başlarken, sûrnâmelerdeki o nefis minyatürlere de gönderme yapan bir çelişkiden yola çıkıyor: Osmanlı loncalarına ilişkin çalışmalarda çizilen “büyük resim” oldukça kasvetli tonlar taşımaktadır. Söz konusu yapıtlarda, genel olarak Osmanlı loncalarının, özel olarak da İstanbul loncalarının ellerinin kollarının geleneklerle bağlandığı ve/veya devletin çok sıkı denetimi altında oldukları yargısı, değişime ve adaptasyona tamamen kapalı bir lonca betimlemesi öne çıkmaktadır. Capcanlı minyatürler ile bu tekdüze “büyük resimler” arasındaki çelişki nasıl izah edilebilir? İstanbul loncaları gerçekten de bu kadar verimsiz, atıl, zayıf birimler miydi?

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat