Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786054446650
Boyut
165-235
Sayfa Sayısı
306
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2012
Kapak Türü
Karton
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi6102 sayılı Yeni TTK. Hükümlerine Göre

Yazar: Nuri Erdem
Yayınevi : Vedat Kitapçılık
65,00TL
Satışta değil
9786054446650
549485
Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi
Anonim Ortaklığın Haklı Sebeple Feshi 6102 sayılı Yeni TTK. Hükümlerine Göre
65.00
Anonim ortaklıklar bakımından azınlık pay sahiplerine tanınan ortaklığın haklı sebeple feshini mahkemeden talep hakkı, Türk Hukuku\\\\\\\nda ilk kez TTK. 531 ile kendisine yer bulmaktadır. Bununla birlikte, diğer ticaret ortaklıkları bakımından, haklı sebeple fesih kurumunun Türk Hukuku\\\\\\\nda bir yenilik olduğunu söylemek mümkün değildir. Diğer bütün ortaklık tiplerinde haklı sebeple feshe imkân tanıyan hükümlere 6762 sayılı Ticaret Kanunu\\\\\\\nda da yer verilmişti. Özellikle, bir sermaye ortaklığı olması ve anonim ortaklığa benzer yönleri sebebiyle, limited ortaklıkların haklı sebeple feshi hususunda öğreti ve uygulamada bugüne tespit edilen esaslar, anonim ortaklıklar bakımından da dikkate alınacaktır. Ancak anonim ortaklığın kendine özgü hukuki kurumları bünyesinde barındırması, ortaklığın haklı sebeple feshinin özel olarak incelenmesini zorunlu kılar. Anonim ortaklıkların ticaret ortaklıkları arasındaki yeri ve önemi de, bizi bu sonuca götürür. Nitekim 6762 sayılı TTK. hükümleri dairesinde de, anonim ortaklığın haklı sebeple feshinin azınlık hakları kapsamında inceleme ve değerlendirmelere konu olduğunu görmekteyiz. TTK. 531 \\\\\\\de, alışılageldiği üzere kanunkoyucunun haklı sebep tanımına ve örneklerine yer vermemiş olduğu görülür. Anonim ortaklığa özgü haklı sebeplerin neler olabileceği, açıklığa kavuşturulması gereken konulardan bir tanesidir. Bu konuda fikir beyan edilmesi, bizzat madde gerekçesinin yargı ile birlikte öğretiye yüklediği bir görev olarak karşımıza çıkmaktadır1. TTK. 531\\\\\\\in mehazını teşkil eden İsv. BK. 736 b. 4\\\\\\\e 1991 değişikliği ile ilave edilen, ortaklığın feshi yerine duruma uygun ve kabul edilebilir çözümlere hükmedilme yetkisinin tanınması esası TTK. 531\\\\\\\de de benimsenmiştir. İlaveten paylarının gerçek değeri karşılığı davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebileceği maddede açıkça düzenlenmiştir. Ancak söz konusu hükmün ifade tarzının doğru olup olmadığı; ortaklığa pay sahibini ortaklıktan çıkarmayı yahut İsviçre Hukukunda sıklıkla dile getirildiği üzere pay sahibine ortaklıktan haklı sebeple çıkmayı talep hakkı tanıyıp tanımayacağı da değerlendirmeye açıktır. Olası bir ortaklıktan çıkarma kararının hüküm ve sonuçları da, maddede detaylı bir düzenleme bulunmadığı için açıklanmaya ihtiyaç duymaktadır. Nihayet, söz konusu hüküm kapsamında duruma uygun ve kabul edilebilir diğer alternatif çözümlerin neler olabileceği konusu açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu hususta madde gerekçesinde de örnekler verilmiş olup, konu İsviçre-Türk Hukuku\\\\\\\nda öğreti ve uygulamadaki örnekler çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle hükmün sonuçları açısından da özel olarak irdelenmelidir. Söz konusu çözümlerin uygulanabilirliği, kimi zaman haklı sebeplerin mevcudiyetine rağmen ortaklığın sona ermesine engel olabileceği için anonim ortaklıklar bakımından hayati öneme sahiptir. Bu bakımdan çalışmamızın kapsamına, haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde anonim ortaklığın feshinin yanı sıra, pay sahiplerinin çıkarılması ile duruma uygun ve kabul edilebilir diğer çözümler de dâhildir. Ancak tüm bu ilave tedbirleri de içine alacak şekilde çalışmamızın konu başlığı olarak \\\\\\\"anonim ortaklığın haklı sebeple feshi\\\\\\\" tercih edilmiştir. İsviçre ve Türk Hukukunda diğer ilave çözümleri bünyesinde bulundurmasına karşılık söz konusu hukuki kurum gerek kanunda, gerekse uygulama ve öğretide bir bütün olarak bu şekilde adlandınldığı ve kanunda sona erme sebepleri arasında kendisine yer bulduğundan, çalışmamızda da böyle bir yöntem kabul edilmiştir. ÖNSÖZ Bu çalışma, TC. Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı kapsamında Doktora Tezi olarak hazırlanmış ve 08.10.2012 tarihinde Prof. Dr. Rayegan KENDER, Prof. Dr. Merih Kemal OMAĞ, Prof. Dr. Abdulkadir ARPACI, Prof. Dr. Ayşe SÜMER ve tez danışmanı Prof. Dr. Mehmet BAHTİYAR\\\\\\\dan oluşan jüri huzurunda savunularak oybirliği ile kabul edilmiştir. Tezimiz küçük ilave ve düzeltmeler bir yana genel kabule uygun ola¬rak savunulduğu şekilde yayınlanmıştır. Doktora tezini diğer akademik çalışmalardan ayıran en önemli unsur gerçek anlamda akademisyenliğe atılan ilk adım olmasıdır. Zira çalışmanın kabulü ile tamamlanan doktora, eski Latince karşılığı ile doctoratus, bir yönüyle çalışma yaptığınız alanda \\\\\\\"üniversitelerde öğretmenlik yapma ruhsatı\\\\\\\"dır. Bu işe gönül ve emek veren diğer tüm akademisyenlerin malumu olduğu üzere, hazırlanışı ise zahmetli ve uzun bir süreçtir. Çalışmanın kabulü, ilerde birçok güzel anı ve fa¬kat bir o kadar da zorluk ve endişeleri ile hatırlanacak olan \\\\\\\"asistan\\\\\\\", \\\\\\\"araştır¬ma görevlisi\\\\\\\" yahut güncel söylem ile \\\\\\\"burslu doktora öğrencisi\\\\\\\" statüsünün bi¬tişini müjdelemektedir. İşte bu süreç boyunca yardım, emek ve desteği olan her¬kes kocaman bir teşekkürü hak eder. Ancak bir kişi var ki, tüm bu emek ve ça¬lışmanın doktor sıfatı ile taçlanması onun sayesinde gerçekleşmiştir. Bahsettiğim insan, çalışmanın atfedildiği saygıdeğer ve kıymetli hocam Prof. Dr. Mehmet BAHTİYAR\\\\\\\dır. Klasik söylem ile konunun seçilmesinden kaynakçaya, tezin hazırlanıp savunulmasına kadar bütün emek ve desteği için kendilerine teşekkür etmek gerekir. Ancak bu tek bir cümle bütün yapılanları ifade etmek için asla ye¬terli olmayacaktır.
  • Açıklama
    • Anonim ortaklıklar bakımından azınlık pay sahiplerine tanınan ortaklığın haklı sebeple feshini mahkemeden talep hakkı, Türk Hukuku\\\\\\\nda ilk kez TTK. 531 ile kendisine yer bulmaktadır. Bununla birlikte, diğer ticaret ortaklıkları bakımından, haklı sebeple fesih kurumunun Türk Hukuku\\\\\\\nda bir yenilik olduğunu söylemek mümkün değildir. Diğer bütün ortaklık tiplerinde haklı sebeple feshe imkân tanıyan hükümlere 6762 sayılı Ticaret Kanunu\\\\\\\nda da yer verilmişti. Özellikle, bir sermaye ortaklığı olması ve anonim ortaklığa benzer yönleri sebebiyle, limited ortaklıkların haklı sebeple feshi hususunda öğreti ve uygulamada bugüne tespit edilen esaslar, anonim ortaklıklar bakımından da dikkate alınacaktır. Ancak anonim ortaklığın kendine özgü hukuki kurumları bünyesinde barındırması, ortaklığın haklı sebeple feshinin özel olarak incelenmesini zorunlu kılar. Anonim ortaklıkların ticaret ortaklıkları arasındaki yeri ve önemi de, bizi bu sonuca götürür. Nitekim 6762 sayılı TTK. hükümleri dairesinde de, anonim ortaklığın haklı sebeple feshinin azınlık hakları kapsamında inceleme ve değerlendirmelere konu olduğunu görmekteyiz. TTK. 531 \\\\\\\de, alışılageldiği üzere kanunkoyucunun haklı sebep tanımına ve örneklerine yer vermemiş olduğu görülür. Anonim ortaklığa özgü haklı sebeplerin neler olabileceği, açıklığa kavuşturulması gereken konulardan bir tanesidir. Bu konuda fikir beyan edilmesi, bizzat madde gerekçesinin yargı ile birlikte öğretiye yüklediği bir görev olarak karşımıza çıkmaktadır1. TTK. 531\\\\\\\in mehazını teşkil eden İsv. BK. 736 b. 4\\\\\\\e 1991 değişikliği ile ilave edilen, ortaklığın feshi yerine duruma uygun ve kabul edilebilir çözümlere hükmedilme yetkisinin tanınması esası TTK. 531\\\\\\\de de benimsenmiştir. İlaveten paylarının gerçek değeri karşılığı davacı pay sahiplerinin ortaklıktan çıkarılmasına karar verilebileceği maddede açıkça düzenlenmiştir. Ancak söz konusu hükmün ifade tarzının doğru olup olmadığı; ortaklığa pay sahibini ortaklıktan çıkarmayı yahut İsviçre Hukukunda sıklıkla dile getirildiği üzere pay sahibine ortaklıktan haklı sebeple çıkmayı talep hakkı tanıyıp tanımayacağı da değerlendirmeye açıktır. Olası bir ortaklıktan çıkarma kararının hüküm ve sonuçları da, maddede detaylı bir düzenleme bulunmadığı için açıklanmaya ihtiyaç duymaktadır. Nihayet, söz konusu hüküm kapsamında duruma uygun ve kabul edilebilir diğer alternatif çözümlerin neler olabileceği konusu açıklığa kavuşturulmalıdır. Bu hususta madde gerekçesinde de örnekler verilmiş olup, konu İsviçre-Türk Hukuku\\\\\\\nda öğreti ve uygulamadaki örnekler çerçevesinde değerlendirilmek suretiyle hükmün sonuçları açısından da özel olarak irdelenmelidir. Söz konusu çözümlerin uygulanabilirliği, kimi zaman haklı sebeplerin mevcudiyetine rağmen ortaklığın sona ermesine engel olabileceği için anonim ortaklıklar bakımından hayati öneme sahiptir. Bu bakımdan çalışmamızın kapsamına, haklı sebeplerin mevcudiyeti halinde anonim ortaklığın feshinin yanı sıra, pay sahiplerinin çıkarılması ile duruma uygun ve kabul edilebilir diğer çözümler de dâhildir. Ancak tüm bu ilave tedbirleri de içine alacak şekilde çalışmamızın konu başlığı olarak \\\\\\\"anonim ortaklığın haklı sebeple feshi\\\\\\\" tercih edilmiştir. İsviçre ve Türk Hukukunda diğer ilave çözümleri bünyesinde bulundurmasına karşılık söz konusu hukuki kurum gerek kanunda, gerekse uygulama ve öğretide bir bütün olarak bu şekilde adlandınldığı ve kanunda sona erme sebepleri arasında kendisine yer bulduğundan, çalışmamızda da böyle bir yöntem kabul edilmiştir. ÖNSÖZ Bu çalışma, TC. Yeditepe Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Özel Hukuk Doktora Programı kapsamında Doktora Tezi olarak hazırlanmış ve 08.10.2012 tarihinde Prof. Dr. Rayegan KENDER, Prof. Dr. Merih Kemal OMAĞ, Prof. Dr. Abdulkadir ARPACI, Prof. Dr. Ayşe SÜMER ve tez danışmanı Prof. Dr. Mehmet BAHTİYAR\\\\\\\dan oluşan jüri huzurunda savunularak oybirliği ile kabul edilmiştir. Tezimiz küçük ilave ve düzeltmeler bir yana genel kabule uygun ola¬rak savunulduğu şekilde yayınlanmıştır. Doktora tezini diğer akademik çalışmalardan ayıran en önemli unsur gerçek anlamda akademisyenliğe atılan ilk adım olmasıdır. Zira çalışmanın kabulü ile tamamlanan doktora, eski Latince karşılığı ile doctoratus, bir yönüyle çalışma yaptığınız alanda \\\\\\\"üniversitelerde öğretmenlik yapma ruhsatı\\\\\\\"dır. Bu işe gönül ve emek veren diğer tüm akademisyenlerin malumu olduğu üzere, hazırlanışı ise zahmetli ve uzun bir süreçtir. Çalışmanın kabulü, ilerde birçok güzel anı ve fa¬kat bir o kadar da zorluk ve endişeleri ile hatırlanacak olan \\\\\\\"asistan\\\\\\\", \\\\\\\"araştır¬ma görevlisi\\\\\\\" yahut güncel söylem ile \\\\\\\"burslu doktora öğrencisi\\\\\\\" statüsünün bi¬tişini müjdelemektedir. İşte bu süreç boyunca yardım, emek ve desteği olan her¬kes kocaman bir teşekkürü hak eder. Ancak bir kişi var ki, tüm bu emek ve ça¬lışmanın doktor sıfatı ile taçlanması onun sayesinde gerçekleşmiştir. Bahsettiğim insan, çalışmanın atfedildiği saygıdeğer ve kıymetli hocam Prof. Dr. Mehmet BAHTİYAR\\\\\\\dır. Klasik söylem ile konunun seçilmesinden kaynakçaya, tezin hazırlanıp savunulmasına kadar bütün emek ve desteği için kendilerine teşekkür etmek gerekir. Ancak bu tek bir cümle bütün yapılanları ifade etmek için asla ye¬terli olmayacaktır.
  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat