%30
Osmanlı İmparatorluğu'nda Sarraflık Onnik Jamgoçyan
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789750840180
Boyut
16.50x24.00
Sayfa Sayısı
212
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2017-07
Çeviren
Erol Üyepazarcı
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Osmanlı İmparatorluğu'nda SarraflıkRumlar, Museviler, Frenkler, Ermeniler (1650-1850)

18,52TL
12,96TL
%30
Satışta değil
9789750840180
722481
Osmanlı İmparatorluğu'nda Sarraflık
Osmanlı İmparatorluğu'nda Sarraflık Rumlar, Museviler, Frenkler, Ermeniler (1650-1850)
12.96

Osmanlı İmparatorluğu'nda Sarraflık, imparatorluğun en sıkıntılı dönemlerinde sul­tan ve devlet erkânına verdikleri maddi desteklerle hep hedefte olan amira, sarraf, banker ya da para adamları olarak adlandırılan gayrimüslim tüccarların, gerek mi­mari, gerek sanayi alanlarında oynadıkları ilerici rolün ve Osmanlı İmparatorluğu'na sağladıkları katkıların altını çiziyor.

Tarihçi Onnik Jamgoçyan, çoğu ilk kez gün ışığına çıkan konsolosluk arşiv kayıtla­rındaki yazışmalardan yararlanarak, sonu genellikle hüsranla biten –idam, müsade­re, sürgün– bu mali sınıfın hüzünlü hikâyesini anlatıyor.

“Bütün kalbimle umut ediyorum ki okur bir dönem Türklerin, Musevilerin, Rumların, Frenklerin ve Ermenilerin komşu olabildikleri, beraber yaşayıp çalışabildikleri, birbirleriyle konuşabildikleri, hatta birbirlerini sevebildiklerini görecektir. Çünkü onların verdiği ve bugün daha önce hiç olmadığı kadar güncel olan bu mesaj tarihçilerin olaylara başka türlü yaklaşımını hak ediyor.”

  • Açıklama
    • Osmanlı İmparatorluğu'nda Sarraflık, imparatorluğun en sıkıntılı dönemlerinde sul­tan ve devlet erkânına verdikleri maddi desteklerle hep hedefte olan amira, sarraf, banker ya da para adamları olarak adlandırılan gayrimüslim tüccarların, gerek mi­mari, gerek sanayi alanlarında oynadıkları ilerici rolün ve Osmanlı İmparatorluğu'na sağladıkları katkıların altını çiziyor.

      Tarihçi Onnik Jamgoçyan, çoğu ilk kez gün ışığına çıkan konsolosluk arşiv kayıtla­rındaki yazışmalardan yararlanarak, sonu genellikle hüsranla biten –idam, müsade­re, sürgün– bu mali sınıfın hüzünlü hikâyesini anlatıyor.

      “Bütün kalbimle umut ediyorum ki okur bir dönem Türklerin, Musevilerin, Rumların, Frenklerin ve Ermenilerin komşu olabildikleri, beraber yaşayıp çalışabildikleri, birbirleriyle konuşabildikleri, hatta birbirlerini sevebildiklerini görecektir. Çünkü onların verdiği ve bugün daha önce hiç olmadığı kadar güncel olan bu mesaj tarihçilerin olaylara başka türlü yaklaşımını hak ediyor.”

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat