%40
Eski Türkiye Türkçesi Metinlerinden Hacı Halifetü'l-Bursevi'nin Tercem
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786258075540
Boyut
16.00x24.00
Sayfa Sayısı
441
Baskı
1
Basım Tarihi
2021-12
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Eski Türkiye Türkçesi Metinlerinden Hacı Halifetü'l-Bursevi'nin Terceme-i Vasaya'l Kudsiyye'siİnceleme Metin Sözlük Tıpkıbasım

Yazar: Sinan Uyğur
Yayınevi : Gece Kitaplığı
189,00TL
113,40TL
%40
Satışta değil
9786258075540
901988
Eski Türkiye Türkçesi Metinlerinden Hacı Halifetü'l-Bursevi'nin Terceme-i Vasaya'l Kudsiyye'si
Eski Türkiye Türkçesi Metinlerinden Hacı Halifetü'l-Bursevi'nin Terceme-i Vasaya'l Kudsiyye'si İnceleme Metin Sözlük Tıpkıbasım
113.40

İnsanın varlıkla münasebetini anlamlandırma yolunda tarihî süreçte bir çok düşünce akımı ortaya çıkmıştır. Moğol istilası sonrası Anadolu ve Rumeli'yi yurt tutma gayretindeki Türklerin de bir kısım tasavvufî düşünce akımını benimsedikleri, geliştirdikleri veya yeni tasavvufî düşünce akımları vücuda getirdikleri görülmektedir. Bir dönem Osmanlı payitahtı olan Bursa'da da pek çok tasavvufî düşünce gelişip kök salmıştır. Bunlardan biri Horasan erenlerinden Heratlı Zeyneddin-i Hâfî'nin temellerini attığı Zeyniyyedir. Onun yetiştirdiği Abdullatif-i Kudsî'nin 1448'de manevî bir işaretle Bursa'ya gelmesi ve fikirleriyle Molla Fenârî, Şeyh Vefâ, Tâceddin-i Karamanî, Aşıkpaşazade gibi devrin önde gelenlerini etkilemesi Zeyniyye'nin Osmanlı'da yer edinmesini sağlamıştır. Abdüllatif-i Kudsî'nin 1452'de vefatından sonra dergahın başına geçen Tâceddin-i Karamanî, Zeyniyye'nin Bursa'daki faaliyetlerini sürdürmüş, sevenlerinin desteği ile Zeyniler Tekkesini bayındır hâle getirmiş, müntesiplerinin de sayısını artırmıştır. Onun terbiyesiyle terbiyelenen, Hâcî Halîfe namıyla tanınan Abdullah-i Kastamonî, şeyhinin 1469'da ölümü üzerine Zeyniler Tekkesi postnişinliğini üstlenerek gönlü perişanların imdadı, aklı karışıkların ilticagâhı olmuş; sevenlerini terbiye, tezkiye ve tasfiye etmiştir. Bu faaliyetlerinin yanı sıra Zeyneddin-i Hâfî'nin meşhur Vasâyâ'l-Kudsiyye'sini Arapçadan Türkçeye aktarmıştır. 14., özellikle 15. yüzyılda Eski Türkiye Türkçesi sahasında yapılan bunun gibi tercümeler sayesinde Türk dili, yeni kavramlar ve karşılıklarıyla zenginleşirken kullanıcıları da telif ve tercüme eserlerle medeniyetlerini inkişaf ettirme yolunda önemli mesafeler katetmişlerdir. Elinizdeki bu çalışmada Hâcî Halîfe'nin Terceme-i Vasâyâ'l-Kudsiyye'sinin kütüphanelerdeki nüshaları tespit edilip iki nüshası üzerinden karşılaştırmalı metni oluşturulmuş, meraklısının eserin dilini ve bununla beraber içeriğini anlayabilmesi için söz varlığı ortaya konmuş, dil incelemesi yapılmıştır.

  • Açıklama
    • İnsanın varlıkla münasebetini anlamlandırma yolunda tarihî süreçte bir çok düşünce akımı ortaya çıkmıştır. Moğol istilası sonrası Anadolu ve Rumeli'yi yurt tutma gayretindeki Türklerin de bir kısım tasavvufî düşünce akımını benimsedikleri, geliştirdikleri veya yeni tasavvufî düşünce akımları vücuda getirdikleri görülmektedir. Bir dönem Osmanlı payitahtı olan Bursa'da da pek çok tasavvufî düşünce gelişip kök salmıştır. Bunlardan biri Horasan erenlerinden Heratlı Zeyneddin-i Hâfî'nin temellerini attığı Zeyniyyedir. Onun yetiştirdiği Abdullatif-i Kudsî'nin 1448'de manevî bir işaretle Bursa'ya gelmesi ve fikirleriyle Molla Fenârî, Şeyh Vefâ, Tâceddin-i Karamanî, Aşıkpaşazade gibi devrin önde gelenlerini etkilemesi Zeyniyye'nin Osmanlı'da yer edinmesini sağlamıştır. Abdüllatif-i Kudsî'nin 1452'de vefatından sonra dergahın başına geçen Tâceddin-i Karamanî, Zeyniyye'nin Bursa'daki faaliyetlerini sürdürmüş, sevenlerinin desteği ile Zeyniler Tekkesini bayındır hâle getirmiş, müntesiplerinin de sayısını artırmıştır. Onun terbiyesiyle terbiyelenen, Hâcî Halîfe namıyla tanınan Abdullah-i Kastamonî, şeyhinin 1469'da ölümü üzerine Zeyniler Tekkesi postnişinliğini üstlenerek gönlü perişanların imdadı, aklı karışıkların ilticagâhı olmuş; sevenlerini terbiye, tezkiye ve tasfiye etmiştir. Bu faaliyetlerinin yanı sıra Zeyneddin-i Hâfî'nin meşhur Vasâyâ'l-Kudsiyye'sini Arapçadan Türkçeye aktarmıştır. 14., özellikle 15. yüzyılda Eski Türkiye Türkçesi sahasında yapılan bunun gibi tercümeler sayesinde Türk dili, yeni kavramlar ve karşılıklarıyla zenginleşirken kullanıcıları da telif ve tercüme eserlerle medeniyetlerini inkişaf ettirme yolunda önemli mesafeler katetmişlerdir. Elinizdeki bu çalışmada Hâcî Halîfe'nin Terceme-i Vasâyâ'l-Kudsiyye'sinin kütüphanelerdeki nüshaları tespit edilip iki nüshası üzerinden karşılaştırmalı metni oluşturulmuş, meraklısının eserin dilini ve bununla beraber içeriğini anlayabilmesi için söz varlığı ortaya konmuş, dil incelemesi yapılmıştır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat