%25
Kıbrıs'ta Ermeniler (1914-1964) Ulvi Keser
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786059238564
Boyut
14.00x21.00
Sayfa Sayısı
192
Basım Yeri
Ankara
Baskı
1
Basım Tarihi
2016-06
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Kıbrıs'ta Ermeniler (1914-1964)

Yazar: Ulvi Keser
Yayınevi : Tulpars Yayınevi
40,00TL
30,00TL
%25
Satışta değil
9786059238564
703352
Kıbrıs'ta Ermeniler (1914-1964)
Kıbrıs'ta Ermeniler (1914-1964)
30.00

1878 sonrasında Akdeniz coğrafyasında İngiltere'nin Fransa ile birlikte Tunus, Fas, Cezayir, Fas ve hatta 1912 yılında Adalar (Ege) Denizi'nde Oniki Adaların İtalya tarafından alınması da işte bu stratejiye göre şekillenmiştir. Bugün Avrupa'nın güneydeki fiziki sınırı da bu çizgidir ve doğaldır ki Türkiye de bu şekliyle tartışma götürmeyecek bir şekilde bir Avrupa ülkesidir. Meselenin hassas noktası da tam burada başlamaktadır. İngiltere'nin tahliye ettiği Karadeniz'deki stratejik güvenlik hattı bu şekilde serbest kaldığına göre Rusya tehlikesi söz konusu değil midir? Hayır, değildir. Çünkü İngiltere Balkan coğrafyasını batı Anadolu'ya kadar Yunanistan'a vadetmiştir.

15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanistan'ın apansız Anadolu'ya girmeye çalışması işte bu yüzdendir. Karadeniz sahil hattını da Pontusçu Rumlara söz veren İngiltere'nin bu jestinin ardından Trabzon Metropoliti Hrisantos'un örneğin Paris Barış Konferansı sırasında nasıl cansiperane ve kendini paralayarak Karadeniz'in Pontus Rum Krallığı/Prensliği olması için debelendiği hatırlanmalıdır. Gelelim Ermenilere ve onlara vaat edilen topraklara. Batum'dan başlayarak Mersin'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada ve Pontusçu Rumlara verilen toprakların bir kısmını da işgal edecek şekilde kurulacak bir Kilikya Prensliği bütün Ermenilerin aklını başından alır.

  • Açıklama
    • 1878 sonrasında Akdeniz coğrafyasında İngiltere'nin Fransa ile birlikte Tunus, Fas, Cezayir, Fas ve hatta 1912 yılında Adalar (Ege) Denizi'nde Oniki Adaların İtalya tarafından alınması da işte bu stratejiye göre şekillenmiştir. Bugün Avrupa'nın güneydeki fiziki sınırı da bu çizgidir ve doğaldır ki Türkiye de bu şekliyle tartışma götürmeyecek bir şekilde bir Avrupa ülkesidir. Meselenin hassas noktası da tam burada başlamaktadır. İngiltere'nin tahliye ettiği Karadeniz'deki stratejik güvenlik hattı bu şekilde serbest kaldığına göre Rusya tehlikesi söz konusu değil midir? Hayır, değildir. Çünkü İngiltere Balkan coğrafyasını batı Anadolu'ya kadar Yunanistan'a vadetmiştir.

      15 Mayıs 1919 tarihinde Yunanistan'ın apansız Anadolu'ya girmeye çalışması işte bu yüzdendir. Karadeniz sahil hattını da Pontusçu Rumlara söz veren İngiltere'nin bu jestinin ardından Trabzon Metropoliti Hrisantos'un örneğin Paris Barış Konferansı sırasında nasıl cansiperane ve kendini paralayarak Karadeniz'in Pontus Rum Krallığı/Prensliği olması için debelendiği hatırlanmalıdır. Gelelim Ermenilere ve onlara vaat edilen topraklara. Batum'dan başlayarak Mersin'e kadar uzanan geniş bir coğrafyada ve Pontusçu Rumlara verilen toprakların bir kısmını da işgal edecek şekilde kurulacak bir Kilikya Prensliği bütün Ermenilerin aklını başından alır.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat