İslam'da Felsefi Düşüncenin Doğuşu 1 %30 indirimli Ali Sami En Neşşar
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789755741543
Boyut
16.50x24.00
Sayfa Sayısı
431
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
1999
Çeviren
Özlem Eraydın
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

İslam'da Felsefi Düşüncenin Doğuşu - 1

27,78TL
Satışta değil
9789755741543
638964
İslam'da Felsefi Düşüncenin Doğuşu - 1
İslam'da Felsefi Düşüncenin Doğuşu - 1
27.78

Müslümanların yaptıkları sadece Yunan düşüncesini kabul etmek ve onun büyüsüne kapılmak mı oldu? İslam Felsefesi nasıl şekillenirken nelerden etkilendi?

İslam Felsefesinin İslam ümmeti için, yenilenen nihai bir yorum ve bu yaratıcı ümmetin çağlar boyunca ilerlemesinde itici bir güç olduğunda en ufak bir şüphe yoktur. Müslümanların hayatlarında ve tarihlerinde İslam felsefesinin içerdiği gerçeklerden daha hayati ve önemli hakikatlerin olduğu söylenemez. Kuşkusuz İslam felsefesi Müslümanların hayatlarının bir cevheri, gelişmelerinin bir aynası olduğu gibi toplumlarının içyüzünde bulunan üzüntülerin ve emellerin de bir yansımasıdır.

Bu felsefe, metafizik, tabiat, ahlak ve siyaset gibi bir çok konuda geniş alanları içine almış ve çeşitli ufukları kapsamıştır. Onu diğer toplumlardan ve medeniyetlerden ayırt eden kendine özgü bir medeniyet ortaya koymuştur. Dolayısıyla İslam felsefesinin diğer medeniyetlerin bir uzantısı yahut daha önceki felsefelerin ve düşüncelerin gelişmemiş bir şekli olduğunu söylememiz mümkün değildir. Belirli özelliklere sahip bir toplumdan kaynaklanan felsefi ruh, elbette değişik özellikleri ve muhtelif ufukları olan bir toplumun felsefî ruhundan ayrı olacaktır.

İslam felsefesi her şeye nüfuz edici olan yaratıcı ve aydınlatıcı bir çağın başlangıcıydı. Yepyeni bir yaratıcılıkla geldi ve insanlığın düşünce tarihine büyük tasavvurlar kazandırdı. İnsan düşüncesini tavırdan tavıra dönüştürdü. Bu seyir aslına varıncaya kadar onların dayanak noktası oldu. Neredeyse kayıpları, Müslümanları ve felsefelerini dürüp ortadan kaldıracaktı. Fakat o güçlü ve canlı olan felsefe, yeni düşünceler ortaya koyuyor, insanları yeniden cezbediyor.

Mısır'lı değerli Felsefe profesörü Ali Sami En Neşşar, uzun bir aradan sonra yeniden diriliş belirtileri gösteren İslam anlayışının Müslümanların ana kaynaklarında, bu medeniyetin üzerindeki perdenin kaldırılması gerektiğini duyurmasından beri kendisini, İslam felsefesinin ve İslam düşüncesinin doğuşunun takipçisi olduğunu ifade ediyor İslam'da Felsefi Düşüncenin Doğuşu isimli bu kitabında.

Yazar, İslam felsefesi açısından en kritik konu olan ilk merhalenin tarihini anlatıyor bu kitabında.

Birinci ciltte konunun kendisi olarak değil de programını ele alıyor. Bununla İslam felsefesi konusunda araştırmacıların dikkatlerini araştırma metoduna çekmek istediğini belirtiyor. Bu felsefeyi ana kaynaklarından nasıl çıkarabiliriz? Bunun üzerinde duruyor.

Yazar kitabı hem metot hem de konusu itibariyle iki ciltte topluyor. Metin boyunca İslâm felsefesini omuzlayan ilk düşünürler hakkında zengin bir araştırma ortaya koyuyor. Tamamen kendine özgü bir kitap.

  • Açıklama
    • Müslümanların yaptıkları sadece Yunan düşüncesini kabul etmek ve onun büyüsüne kapılmak mı oldu? İslam Felsefesi nasıl şekillenirken nelerden etkilendi?

      İslam Felsefesinin İslam ümmeti için, yenilenen nihai bir yorum ve bu yaratıcı ümmetin çağlar boyunca ilerlemesinde itici bir güç olduğunda en ufak bir şüphe yoktur. Müslümanların hayatlarında ve tarihlerinde İslam felsefesinin içerdiği gerçeklerden daha hayati ve önemli hakikatlerin olduğu söylenemez. Kuşkusuz İslam felsefesi Müslümanların hayatlarının bir cevheri, gelişmelerinin bir aynası olduğu gibi toplumlarının içyüzünde bulunan üzüntülerin ve emellerin de bir yansımasıdır.

      Bu felsefe, metafizik, tabiat, ahlak ve siyaset gibi bir çok konuda geniş alanları içine almış ve çeşitli ufukları kapsamıştır. Onu diğer toplumlardan ve medeniyetlerden ayırt eden kendine özgü bir medeniyet ortaya koymuştur. Dolayısıyla İslam felsefesinin diğer medeniyetlerin bir uzantısı yahut daha önceki felsefelerin ve düşüncelerin gelişmemiş bir şekli olduğunu söylememiz mümkün değildir. Belirli özelliklere sahip bir toplumdan kaynaklanan felsefi ruh, elbette değişik özellikleri ve muhtelif ufukları olan bir toplumun felsefî ruhundan ayrı olacaktır.

      İslam felsefesi her şeye nüfuz edici olan yaratıcı ve aydınlatıcı bir çağın başlangıcıydı. Yepyeni bir yaratıcılıkla geldi ve insanlığın düşünce tarihine büyük tasavvurlar kazandırdı. İnsan düşüncesini tavırdan tavıra dönüştürdü. Bu seyir aslına varıncaya kadar onların dayanak noktası oldu. Neredeyse kayıpları, Müslümanları ve felsefelerini dürüp ortadan kaldıracaktı. Fakat o güçlü ve canlı olan felsefe, yeni düşünceler ortaya koyuyor, insanları yeniden cezbediyor.

      Mısır'lı değerli Felsefe profesörü Ali Sami En Neşşar, uzun bir aradan sonra yeniden diriliş belirtileri gösteren İslam anlayışının Müslümanların ana kaynaklarında, bu medeniyetin üzerindeki perdenin kaldırılması gerektiğini duyurmasından beri kendisini, İslam felsefesinin ve İslam düşüncesinin doğuşunun takipçisi olduğunu ifade ediyor İslam'da Felsefi Düşüncenin Doğuşu isimli bu kitabında.

      Yazar, İslam felsefesi açısından en kritik konu olan ilk merhalenin tarihini anlatıyor bu kitabında.

      Birinci ciltte konunun kendisi olarak değil de programını ele alıyor. Bununla İslam felsefesi konusunda araştırmacıların dikkatlerini araştırma metoduna çekmek istediğini belirtiyor. Bu felsefeyi ana kaynaklarından nasıl çıkarabiliriz? Bunun üzerinde duruyor.

      Yazar kitabı hem metot hem de konusu itibariyle iki ciltte topluyor. Metin boyunca İslâm felsefesini omuzlayan ilk düşünürler hakkında zengin bir araştırma ortaya koyuyor. Tamamen kendine özgü bir kitap.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat