%30
Fanilik Üzerine Düşünceler %15 indirimli Victor Brombert
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786055029487
Boyut
13.50x19.50
Sayfa Sayısı
224
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2016-01
Çeviren
Akın Terzi
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Fanilik Üzerine DüşüncelerTolstoy'dan Primo Levi'ye

Yayınevi : Kolektif Kitap
48,00TL
33,60TL
%30
Satışta değil
9786055029487
627090
Fanilik Üzerine Düşünceler
Fanilik Üzerine Düşünceler Tolstoy'dan Primo Levi'ye
33.60

Leo Tolstoy, Thomas Mann, Franz Kafka, Virginia Woolf, Albert Camus, Giorgio Bassani, J. M. Coetzee ve Primo Levi…

Victor Brombert, ölümü ve faniliğimizi, çeşitli siyasi ve kültürel bağlamlar içinde sekiz büyük yazarın eserlerinde arıyor. Tolstoy ve Thomas Mann'da bireyin fanilikle mücadelesini ortaya koyarken, Bassani ve Primo Levi'de toplumsal bir felaket olarak kültürlerin ölümünü aktarıyor. Woolf ve Camus'nün anlatılarında aldatıcı bir kurtuluş vaadi olarak sunulan ölüm, Coetzee'nin sayfalarında vahşet karşısında duyulan derin bir utanç olarak işleniyor.

Fanilik Üzerine Düşünceler bir edebiyat eleştirisinin ötesinde, faniliğin izlerini irdeleyerek bizi hayatta olmanın anlamıyla yüzleştiriyor.

“Belki de bütün düşünce ve sanat eylemi kaynağını dolaylı olarak fanilikten alıyordur. Bu noktada bir kez daha, doğrulanması mümkün olmasa da, André Malraux'nun insanı heyecanlandıran esrarengiz sözleri geliyor akla; mağarasının taş duvarına bizon çizen ilk insan, hem kendisinin hem de bizonun fani olduğunun farkındadır, ama aynı zamanda bu ilk sanatçı, fani hayvanı tasvir etmenin bir bakıma ‘hiçliğimizi yadsımak' anlamına geldiğini de sezmiş gibidir.”

  • Açıklama
    • Leo Tolstoy, Thomas Mann, Franz Kafka, Virginia Woolf, Albert Camus, Giorgio Bassani, J. M. Coetzee ve Primo Levi…

      Victor Brombert, ölümü ve faniliğimizi, çeşitli siyasi ve kültürel bağlamlar içinde sekiz büyük yazarın eserlerinde arıyor. Tolstoy ve Thomas Mann'da bireyin fanilikle mücadelesini ortaya koyarken, Bassani ve Primo Levi'de toplumsal bir felaket olarak kültürlerin ölümünü aktarıyor. Woolf ve Camus'nün anlatılarında aldatıcı bir kurtuluş vaadi olarak sunulan ölüm, Coetzee'nin sayfalarında vahşet karşısında duyulan derin bir utanç olarak işleniyor.

      Fanilik Üzerine Düşünceler bir edebiyat eleştirisinin ötesinde, faniliğin izlerini irdeleyerek bizi hayatta olmanın anlamıyla yüzleştiriyor.

      “Belki de bütün düşünce ve sanat eylemi kaynağını dolaylı olarak fanilikten alıyordur. Bu noktada bir kez daha, doğrulanması mümkün olmasa da, André Malraux'nun insanı heyecanlandıran esrarengiz sözleri geliyor akla; mağarasının taş duvarına bizon çizen ilk insan, hem kendisinin hem de bizonun fani olduğunun farkındadır, ama aynı zamanda bu ilk sanatçı, fani hayvanı tasvir etmenin bir bakıma ‘hiçliğimizi yadsımak' anlamına geldiğini de sezmiş gibidir.”

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat