%30
Cevşen-i Kebir Gülser Keçeci
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9786054530229
Boyut
11.50x16.00
Sayfa Sayısı
224
Basım Yeri
İstanbul
Baskı
1
Basım Tarihi
2018-06
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe Arapça

Cevşen-i KebirAllah (Celle Celalühü)'ın Bin İsmiyle Bilinen

Yayınevi : Buhara Yayınları
40,00TL
28,00TL
%30
Satışta değil
9786054530229
755318
Cevşen-i Kebir
Cevşen-i Kebir Allah (Celle Celalühü)'ın Bin İsmiyle Bilinen
28.00

İsimli bu duayı okuyan için; Allah'tan başka kimsenin bilemediği birçok fayda, şan, şeref, bereket ve sayılamayacak kadar sevab vardır. Yüce Allah (celle celalühû)'tan, bunun gereği ile amel etmeye bizi muvaffak kılmasını niyaz eyleriz. Şüphesiz Yüce Allah (celle celâlühû) kullarına yakındır ve yapılan dualara cevap verendir. Ca‘fer-i Sadık (radiyallahü anh)'tan, onun babasından ve dedesi Hazret-i Ali bin Ebî Tâlib'in oğlu Hazret-i Hasan'ın (radiyallahü anh) şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Ey oğlum! Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın sırlarından bir sırrı sana öğreteyim mi? Uhud Gazası'nın sıcak bir gününde Resûlüllah'ın üzerinde ağır örme bir zırh vardı ve sıcaklığın şiddetinden ve zırhın ağırlığından dolayı onu taşımakta zorlanıyordu. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Ben başımı semaya kaldırdım ve sema kapılarının açılmış olduğunu gördüm. Cibrîl (aleyhisselâm) bir nur ile yanıma indi ve dedi ki: Ey Allah'ın Resûlü! Selam sana ya Resûlallah! Ben de, selam senin de üzerine olsun dedim. Kardeşim Cibril (aleyhisselam) devamla dedi ki: Allah ü Teala sana selam ediyor. Seni selamet ve ikramla muhafaza ediyor ve sana buyuruyor ki: “Zırhını çıkar ve şu duayı okuyuver. Artık sen onu okuyup, onu üzerinde taşıdığın zaman, seni bu zırhın korumasından daha iyi korur.”

  • Açıklama
    • İsimli bu duayı okuyan için; Allah'tan başka kimsenin bilemediği birçok fayda, şan, şeref, bereket ve sayılamayacak kadar sevab vardır. Yüce Allah (celle celalühû)'tan, bunun gereği ile amel etmeye bizi muvaffak kılmasını niyaz eyleriz. Şüphesiz Yüce Allah (celle celâlühû) kullarına yakındır ve yapılan dualara cevap verendir. Ca‘fer-i Sadık (radiyallahü anh)'tan, onun babasından ve dedesi Hazret-i Ali bin Ebî Tâlib'in oğlu Hazret-i Hasan'ın (radiyallahü anh) şöyle dediği rivâyet edilmiştir: “Ey oğlum! Resûlüllah (sallallahü aleyhi ve sellem)'ın sırlarından bir sırrı sana öğreteyim mi? Uhud Gazası'nın sıcak bir gününde Resûlüllah'ın üzerinde ağır örme bir zırh vardı ve sıcaklığın şiddetinden ve zırhın ağırlığından dolayı onu taşımakta zorlanıyordu. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: Ben başımı semaya kaldırdım ve sema kapılarının açılmış olduğunu gördüm. Cibrîl (aleyhisselâm) bir nur ile yanıma indi ve dedi ki: Ey Allah'ın Resûlü! Selam sana ya Resûlallah! Ben de, selam senin de üzerine olsun dedim. Kardeşim Cibril (aleyhisselam) devamla dedi ki: Allah ü Teala sana selam ediyor. Seni selamet ve ikramla muhafaza ediyor ve sana buyuruyor ki: “Zırhını çıkar ve şu duayı okuyuver. Artık sen onu okuyup, onu üzerinde taşıdığın zaman, seni bu zırhın korumasından daha iyi korur.”

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat