%24
Teknik Bilgiler
Stok Kodu
9789753626644
Boyut
13.50x20.00
Sayfa Sayısı
110
Basım Yeri
İstanbul
Basım Tarihi
2002-05
Kapak Türü
Ciltsiz
Kağıt Türü
2. Hamur
Dili
Türkçe

Avlunun Uğultusu

6,94TL
5,21TL
%24
Satışta değil
9789753626644
397331
Avlunun Uğultusu
Avlunun Uğultusu
5.21

Bir ilk kitap

Sıkı okuyucuların dergi sayfalarından tanıdıkları Fatma Şengil Süzer'in öykülerini topladığı ilk kitap: Avlunun Uğultusu. Düş ve gerçek arasında salınan; bir düşün çağrısıyla kenti terkeden edebiyat öğretmeni Hikmet'in yolculuğu. Gizemli, düşsel ve imgesel. Hikmet Bey bir kent kaçkını mı, aşk vurgunu mu? Ve aşk: Sükûtun ötesi.. ve kâlbin bilinmezlikleri, derinlikleri ve onun içinden geçenler..kâlbin geçtikleri.
Kendine has kurgusu ve güçlü bir anlatım dili olan Süzer'in öyküleri hem biçim hem de biçem açısından öykücülüğümüzde yeni bir zirvenin işaretçisi.
Ağır adımlarla çıktı dedesinin odasından, sizi burada bırakıyorum, dedi, hepiniz burda kalın, birbirinizi ağlatın. Bozkırda, yıldızlı bir gecede, çıplak ayaklarına ince taşlar bata bata yürüdü. Alıç ağacının dibine çöktü. Kırkbirinci geceydi, gözleri sabit bir noktada, geceler boyu dışar ıbaktığı pencerede.

O odada bıraktıklarından biri, diğerlerinin arasından sıyrılıp billur, berrak, geliverir mi, diye bekledi. Bekledi ki bir igerçekten gelsin, bu gelen onun cevabı olsun, boşuna yola düşmedin, yapayılnız ve korkuyla boşuna titremedin, desin. Kalbinden korkma, desin, o kalp ki aşkı alır kapısından, o kalp ki...
Sükût. Aştan ötesi.

  • Açıklama
    • Bir ilk kitap

      Sıkı okuyucuların dergi sayfalarından tanıdıkları Fatma Şengil Süzer'in öykülerini topladığı ilk kitap: Avlunun Uğultusu. Düş ve gerçek arasında salınan; bir düşün çağrısıyla kenti terkeden edebiyat öğretmeni Hikmet'in yolculuğu. Gizemli, düşsel ve imgesel. Hikmet Bey bir kent kaçkını mı, aşk vurgunu mu? Ve aşk: Sükûtun ötesi.. ve kâlbin bilinmezlikleri, derinlikleri ve onun içinden geçenler..kâlbin geçtikleri.
      Kendine has kurgusu ve güçlü bir anlatım dili olan Süzer'in öyküleri hem biçim hem de biçem açısından öykücülüğümüzde yeni bir zirvenin işaretçisi.
      Ağır adımlarla çıktı dedesinin odasından, sizi burada bırakıyorum, dedi, hepiniz burda kalın, birbirinizi ağlatın. Bozkırda, yıldızlı bir gecede, çıplak ayaklarına ince taşlar bata bata yürüdü. Alıç ağacının dibine çöktü. Kırkbirinci geceydi, gözleri sabit bir noktada, geceler boyu dışar ıbaktığı pencerede.

      O odada bıraktıklarından biri, diğerlerinin arasından sıyrılıp billur, berrak, geliverir mi, diye bekledi. Bekledi ki bir igerçekten gelsin, bu gelen onun cevabı olsun, boşuna yola düşmedin, yapayılnız ve korkuyla boşuna titremedin, desin. Kalbinden korkma, desin, o kalp ki aşkı alır kapısından, o kalp ki...
      Sükût. Aştan ötesi.

  • Yorumlar
    • Yorum yaz
      Bu kitaba henüz kimse yorum yapmamıştır.
Kapat